7589 ve 7590 Sayılı Kanunlarla Yapılan Değişiklikler (12. Yargı Paketi)

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 ve 7590 sayılı Kanunlarla yargılama hukuku, icra hukuku, ceza hukuku, kanuni faiz, sosyal güvenlik, vergi, kamu personeli, siber güvenlik ve ulaşım alanlarında kapsamlı değişiklikler yapıldı.

Düzenlemelerin aynı tarihte yayımlanmış olması, iki kanunun aynı hukuki paketin parçası olduğu anlamına gelmemektedir. 7589 sayılı Kanun ağırlıklı olarak yargılamanın işleyişine ve usul hükümlerine ilişkindir. 7590 sayılı Kanun ise vergi, sosyal güvenlik, kamu personeli, eğitim, siber güvenlik ve ulaştırma alanlarında farklı düzenlemeler içermektedir.

Değişikliklerin büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte bazı hükümler bakımından 1 Ağustos 2026, 31 Ekim 2026 veya geçmiş dönemlere uzanan özel yürürlük tarihleri belirlenmiştir. Devam eden dava, açık artırma ve infaz dosyaları yönünden geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu bilgi notunda her iki kanunla getirilen başlıca düzenlemeler, uygulamaya doğrudan etki eden sonuçlarıyla birlikte incelenmiştir.


İcra Satışları ve Ortaklığın Giderilmesi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesinde yapılan değişiklikle, maliklerin tamamının taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda farklı bir satış usulü kabul edildi.

Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde ilk artırma yalnızca taşınmaza malik olan mirasçılar arasında yapılacaktır. Bu artırmada verilecek teklifin, muhammen kıymetin yüzde yüzü ile malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı bulunan alacakların toplamından hangisi yüksekse o tutarı; ayrıca paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerekir. Mirasçılar arasındaki ilk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel hükümlere göre yapılacak ve yüzde ellilik eşik uygulanacaktır. Mirasçılara özgü ilk artırma usulü yalnızca bir defa işletilecektir.

Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine başvurursa, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar teminat göstermekten muaf olacaktır.

İhale bedelini süresinde yatırmayan en yüksek teklif sahibinin teminatı iade edilmeyecektir. Ayrıca teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacaktır. En yüksek teklifi veren kişinin aynı zamanda satış isteyen alacaklı olması ve ihale bedelini süresinde yatırmaması hâlinde, muhammen bedelin yüzde onu alacağından mahsup edilecek ve bu satış için yapılan masraflar kendisine bırakılacaktır. Ortaklığın giderilmesi satışlarında teminatın paydaşlara dağıtılmasına ilişkin özel hükümler de getirilmiştir.

Yeni hükümler, 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilan edilmiş artırmalarda uygulanmayacaktır. İcra takiplerinde satış sürecinden önce kullanılabilecek hukuki yollar bakımından Kesinleşen İcra Takibine Karşı Başvuru Yolları yazımızı inceleyebilirsiniz.

Noterlik Evrakının Elektronik Ortamda Gönderilmesi

Noterlik Kanunu’nun 55. maddesi yeniden düzenlendi. Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı örneğinin istenmesi hâlinde belge elektronik ortamda taranacak, güvenli elektronik imzayla imzalanacak ve ilgili mercie elektronik olarak gönderilecektir.

Elektronik gönderim imkânı bulunmuyorsa fiziki onaylı örnek gönderilebilecektir. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta ve kanunda belirtilen yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kâğıt ücreti veya başka bir bedel alınmayacaktır.

İdari Yargılama ve Kanun Yolları

İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletildi. Düzenleyici işlemler hariç olmak üzere konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hâkimle görülecektir. Öğrencilere verilen bazı disiplin cezaları ile not, sınıf geçme, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri; uyarma cezaları ve meslek kuruluşlarının bazı disiplin cezaları da tek hâkimli dava kapsamına alındı. Konusu 486.000 Türk lirasını aşmayan vergi uyuşmazlıkları ile 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar da tek hâkim tarafından çözümlenecektir. Yeni tek hâkim hükümleri, yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra açılan davalarda uygulanacaktır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde bölge idare mahkemesinin karar seçenekleri yeniden belirlendi. Gerekçenin yanlış veya eksik olması ile düzeltilebilir maddi hatalar, kararın kaldırılması yerine istinaf başvurusunun gerekçe değiştirilerek veya hata düzeltilerek reddedilmesi sonucunu doğuracaktır.

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilebileceği hâller sınırlı olarak sayıldı. İlk inceleme üzerine veya usule ilişkin diğer nihai kararların verilmesi; davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme veya reddedilmiş ya da yasaklanmış hâkim tarafından bakılması; dilekçenin reddi gerekirken esas hakkında karar kurulması; dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilmesi; talep hakkında karar verilmemesi ya da eksik hüküm kurulması; gerekli keşif veya bilirkişi incelemesi ile zorunlu duruşmanın yapılmaması bu kapsamdadır. Bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliğini kendisi gidererek de karar verebilir.

Bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabilecektir. Ancak tek hâkimle görülen davalar, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ndan doğan davalar, yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar ile kanunda sayılan diğer uyuşmazlıklar bu imkânın dışında bırakılmıştır. Yeni temyiz hükmü, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacaktır.

Danıştay daire sayısının azaltılmasına ilişkin geçiş süresi on yıldan on dört yıla çıkarıldı; boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesine ilişkin hükmün uygulanması da 23 Temmuz 2030 tarihine kadar ertelendi.

Kanuni Faizin Belirlenme Yöntemi

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirildi. Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ve faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacaktır.

Reeskont oranı 30 Haziran tarihinde, önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki oranın yüzde sekseni uygulanacaktır. Böylece kanuni faiz sabit bir oran olmaktan çıkarılmış; her yıl önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont oranına göre belirlenen ve şartların gerçekleşmesi hâlinde yılın ikinci yarısı için yeniden hesaplanan bir sisteme bağlanmıştır.

TCMB’nin 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli kısa vadeli reeskont oranı yüzde 38,75’tir. Bu nedenle 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla uygulanacak kanuni faiz oranı yüzde 31’dir. Ancak yüzde 31 kalıcı bir oran değildir; sonraki dönemlerde TCMB tarafından açıklanan reeskont oranına göre yeniden belirlenecektir.

Vesayet Altındaki Kişinin Mallarının Elektronik Satışı

Türk Medeni Kanunu’nun 440 ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, vesayet altındaki kişiye ait taşınır ve taşınmazların açık artırma yoluyla satışında UYAP’a entegre elektronik satış portalının kullanılması kabul edildi.

Vesayet altındaki kişiye ait taşınırların, vesayet makamının talimatıyla açık artırma yoluyla satılmasına karar verilmesi hâlinde satış elektronik portalda yapılacaktır. Taşınmaz satışında da elektronik portal kullanılacak; ihale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak ve onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekecektir.

Bu hükümler 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ve bu tarihten önce ilan edilmiş açık artırmalarda önceki hükümler uygulanmaya devam edecektir.

Dolandırıcılık Suçlarında Hesap Kullandıran Kişiler

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarında banka hesabı veya ödeme aracı kullandıran kişiler bakımından özel bir indirim sebebi getirdi.

TCK m. 158/4 uyarınca, TCK m. 157 veya m. 158’deki dolandırıcılık suçlarına iştiraki; kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait ödeme araçlarını ya da kanunda sayılan kuruluşlardaki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir.

Bu düzenleme, hesabını kullandıran herkes hakkında koşulsuz ceza indirimi öngörmemektedir. Kişinin suça iştirakinin belirtilen hareketlerle sınırlı olması gerekir. Kişinin dolandırıcılık fiilinin planlanmasına, mağdurla iletişim kurulmasına, paranın çekilmesine veya aktarılmasına ya da başka iştirak hareketlerine katıldığı belirlenirse TCK m. 158/4’teki sınırlılık şartı gerçekleşmez ve özel indirim uygulanmaz.

İnfaz aşamasında bulunan ve TCK m. 158/4’ün uygulanabileceği hükümlülerden, haklarında daha önce TCK m. 168 uygulanmamış olanlar; mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirlerse TCK m. 168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Zarar tamamen giderilinceye kadar bu hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde bulunan ve TCK m. 158/4’ün uygulanabileceği sanıkların bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki dosyaları hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilecektir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilecektir. İnfaz aşamasına ilişkin etkin pişmanlık hükmü, yürürlük tarihinde hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle yürürlükten sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacaktır.

Moleküler Genetik İnceleme Verileri

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesinde yapılan değişiklikle moleküler genetik inceleme sonuçlarının kaydedilmesi, kullanılması ve imhası ayrıntılı biçimde düzenlendi.

İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecektir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması veya yapılan itirazın reddedilmesi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâlinde bilgiler derhâl imha edilecektir. Diğer hâllerde imha süresi, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıldır.

İlgili kişi, saklama amacının ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde bilgilerin silinmesini hâkim veya mahkemeden isteyebilecektir. Kayıtlar yalnızca yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecektir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna, Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

CMK’nın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesinin beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlendi.

İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası bakımından HAGB kararı verilebilecektir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi temel şartlar olarak korunmuştur.

HAGB, müsadereye ilişkin hükümler dışında, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir. Sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulacak ve bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez HAGB kararı verilemeyecektir.

CMK m. 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere, HAGB kararlarına karşı istinaf yolu yeni düzenlemede de korunmuştur. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında CMK m. 286 hükümleri uygulanacaktır. HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde ise CMK m. 272/3 hükümleri saklı kalmak üzere temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz incelemesi hem usule hem de esasa ilişkin hukuka aykırılıkları kapsayacaktır.

İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılan suçlarda HAGB uygulanmayacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu hakkında detaylı bilgi edinmek için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kaçak Sanığın Yargılanması ve Yargıtay Başsavcısının İtirazı

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecektir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı kurulamayacaktır. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak üzere yargılamanın yenilenmesini isteyebilecektir.

Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanık lehine itirazlarda süre aranmaz. İstemde bulunabilecek kişiler; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunanlar, katılan, katılma istemi henüz karara bağlanmamış kişiler ile katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görenlerdir.

Üç aylık itiraz süresi, 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalar bakımından uygulanacak; daha önce teslim edilen dosyalarda önceki hüküm uygulanmaya devam edecektir.

Bedensel Zarar ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatları

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen hükümlerle çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı iki ayrı döneme bağlandı.

Zarar görenin veya destek olan kişinin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata, haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacaktır. Kazancın bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ise karar tarihinden itibaren faiz işletilecektir.

Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre hesaplanan tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecektir. Düzenleme yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra gerçekleşen haksız fiil ve zarar doğuran olaylara uygulanacaktır.

Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma zararlarının trafik kazalarındaki görünümü bakımından Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası yazımızı inceleyebilirsiniz.

Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Ancak 31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında önceki hüküm uygulanmaya devam edecektir.

Kısmi davayı düzenleyen HMK’nın 109. maddesine eklenen hüküm uyarınca, alacağın yalnızca bir kısmının dava edilmesi hâlinde talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar artırılabilecektir. Bu artırım iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak ve artırılan kısım yönünden zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılacaktır.

Bu değişiklik, yeni açılacak alacak davalarında dava türünün ve başlangıçta talep edilecek miktarın belirlenmesini doğrudan etkilemektedir.

Hukuk Yargılamasında Diğer Usul Değişiklikleri

Hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçemeyeceği düzenlendi. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçe göstererek daha uzun süre belirleyebilecektir.

Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul ve sulh işlemleri dışında elle imza hükümleri uygulanmayacaktır. Bu düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Aynı yargı çevresinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararları ile bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları ise ancak hükümle birlikte kanun yoluna götürülebilir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararların temyiz edilebilirliği de kabul edilen veya reddedilen kısmın değeri ve HMK m. 341/2’deki parasal sınır esas alınarak yeniden belirlenmiştir.

Adli Tıp, Hâkim ve Savcı Yardımcıları

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlendi.

31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla bu görevlerde dört yıl veya daha uzun süredir bulunanların görev süreleri sona ermiştir; dört yıldan az süredir görev yapanlar kalan sürelerini tamamlayacaktır. Görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam edecektir.

Hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitimlerin kapsamı ile yazılı ve sözlü sınavların değerlendirme esasları ayrıntılı biçimde düzenlendi. Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan bir konuda bilirkişiye başvurulması da hâkim ve savcılar bakımından uyarma cezasını gerektiren disiplin fiilleri arasına alındı.

Vergi ve Enerji Düzenlemeleri

7590 sayılı Kanunla, nükleer enerji santrallerinde elektrik üretimi için önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu, nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin kâğıtlar damga vergisinden istisna tutuldu. Ayrıca yatırım teşvik belgesi kapsamındaki nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren yüklenilen ve altı aylık dönemler itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV, ilgili dönemi izleyen bir yıl içinde talep edilmesi şartıyla iade edilecektir. Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri de 31 Aralık 2045 tarihine kadar KDV’den istisna edilmiştir. Cumhurbaşkanı bu süreleri 31 Aralık 2050’ye kadar uzatabilecektir.

Nükleer enerji yatırımlarındaki belirli borçlanmalar bakımından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun örtülü sermaye hesabında dikkate alınan yüzde 50 oranı, 31 Aralık 2045’e kadar yüzde 25 olarak uygulanacaktır.

ÖTV Kanunu’na ekli II sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında bulunan belirli araçlarda, nispi vergi oranı üzerinden hesaplanan ÖTV için alt sınır niteliğinde asgari maktu vergi tutarı belirlendi. İçten yanmalı motora sahip L sınıfı araçlar, elektrik motor gücü 4 kW’ın altındaki L sınıfı araçlar ve T sınıfı araçlar düzenlemenin dışında bırakıldı. Kapsama giren L sınıfı araçlarda 30.000 TL, diğer araçlarda ise 100.000 TL’den az ÖTV hesaplanamayacaktır. Bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Cumhurbaşkanı tutarları on katına kadar artırma, sıfıra kadar indirme ve araçların teknik özelliklerine göre farklılaştırma yetkisine sahiptir.

Genel aydınlatma giderlerinin merkezi bütçe ve mahallî idareler arasında paylaşılmasına ilişkin uygulama 31 Aralık 2030’a kadar uzatıldı. Belediye ve il özel idaresi paylarından yapılacak kesinti oranları da artırıldı.

Sosyal Güvenlik ve İstihdam Destekleri

En düşük emekli aylığı, 2026 yılı Temmuz ödeme döneminden itibaren dosya bazında 20.000 TL’den 23.552 TL’ye yükseltildi.

İmalat sanayisinde istihdamın korunması ve artırılmasına yönelik destek programlarının İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanma süresi 31 Aralık 2028’e kadar uzatıldı. Destek kapsamına 2025 yılının yanında 2026 ve 2027 dönemleri de alındı.

Turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesislerine, 2026 yılı Mayıs-Aralık aylarında tesisin faaliyette bulunduğu dönemlerle sınırlı olmak üzere sigorta primi desteği getirildi. Destek, uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışanların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpılmasıyla hesaplanacaktır. Beyannamelerin süresinde verilmesi, primlerin ödenmesi ve SGK borcunun bulunmaması temel şartlardır. Muvazaalı işlemler veya kayıt dışı istihdam tespit edilirse destek gecikme cezası ve zammıyla geri alınacaktır. SGK borçlarını 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca tecil ve taksitlendiren veya ilgili kanunlar kapsamında yapılandıran işverenler, taksitlendirme ya da yapılandırma devam ettiği sürece destekten yararlanabilecektir. Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar destek kapsamında değildir.

5510 sayılı Kanun’un 81. maddesinde bulunan, devletin SGK tarafından tahsil edilen malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası primlerinin dörtte biri oranında Kuruma katkı yapmasını öngören hüküm 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.

Aday Sürücülük ve Sivil Havacılık

İlk kez sürücü belgesi alanlar ile belgesi iptal edildikten sonra yeniden belge alanlar iki yıl aday sürücü sayılacaktır. Bu dönemde sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin işlenmesi, 75 ceza puanının aşılması, 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanılması veya kanunda belirtilen bazı trafik kurallarının üç kez ihlal edilmesi hâlinde aday sürücü belgesi iptal edilecektir.

Yeniden belge alınabilmesi için sürücü kursuna devam edilmesi, sınavda başarılı olunması, psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesinden geçilmesi, trafik cezalarının ödenmesi ve varsa bekleme süresinin tamamlanması gerekir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin verilmesini sağlama yükümlülüğü açıkça düzenlendi. Kolluk kuvvetleri ile diğer yetkililer de hava aracına, uçuş ekibine, yolculara ve kurtarma ve yardım ekibinin görevini yerine getirmesine yardımcı olmakla yükümlü tutuldu. Hava sahasını ihlal eden sivil hava araçlarının önleme talimatlarına uyması ve gerektiğinde iniş yapması zorunlu hâle getirildi. Türk sivil hava araçlarının yabancı devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uyma yükümlülüğü de düzenlendi. Sivil Havacılık Kanunu’ndaki bazı idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler bakımından beş kat uygulanacaktır.

Kültür Varlıkları ve Özel Öğretim Kurumları

Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak belge, itiraz ve yeniden değerlendirme başvuruları ile özel araştırma veya inceleme gerektiren talepler için hizmet bedeli alınacaktır. Kamu kurumlarının plan, proje ve yapım işleri kapsamındaki talepleri bu uygulamanın dışındadır. Ücret tarifesi her yıl yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Özel öğretim kurumlarında kurum türüne uygun olmayan program uygulanması yaptırıma bağlandı. Milletlerarası okulların Türk vatandaşı öğrencileri kaydetmesi veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da kuruma devam ederken Türk vatandaşlığını kazanan öğrencileri kanunda öngörülen süreden daha uzun süre kayıtlı tutması hâlinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası verilecek; kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilecektir.

Özel öğretim kurumlarında öğretmen olarak görevlendirilecek kişilerin, Bakanlığın belirlediği öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olması ve özel alan eğitimi ile öğretmenlik meslek bilgisi bakımından aranan nitelikleri taşıması gerekecektir.

Kamu Personeli ve PTT Çalışanları

Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırıldı. Böylece Cumhurbaşkanı onayıyla yapılan atamalarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde öngörülen hizmet sürelerinin esas alınmasına ve üst kademe kamu yöneticisi sayılmayan daire başkanı ile dengi yönetici kadrolarında yükseköğrenimden sonra beş yıllık hizmetin yeterli kabul edilmesine ilişkin istisnalar sona erdi. Bu kadrolara yapılacak atamalarda 68/B bendindeki genel hizmet süresi şartları uygulanacaktır.

375 sayılı KHK’nın ek 35. maddesinin beşinci fıkrasından “ile il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları” ibaresi çıkarıldı. Böylece il ve bölge müdürü kadro ve pozisyonları, Ek m. 35/3 hükümlerinin uygulanmayacağı kadro ve pozisyonlar kapsamına alındı. Bu kadrolara 657 sayılı Kanun’un atanma, sınav, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın atama yapılmasına imkân veren istisna sona erdi.

Sayıştay savcılarının; hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme veya iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ya da Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan mezun ve yükseköğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az on yıl çalışmış kişiler arasından atanması kabul edildi.

4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışanlar dışında kalan PTT personeli için idari hizmet sözleşmesine dayalı yeni bir istihdam statüsü oluşturuldu. Bu personel 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı sayılacak ve iş sonu tazminatına tabi olacaktır. Mevcut personelin geçişi, talep süreleri, yüzde 50 kontenjanı ve başka kamu kurumlarına nakil işlemleri için ayrıntılı geçiş hükümleri getirildi.

Kamu İhaleleri

Kamu İhale Kanunu’nun 3/g maddesinde düzenlenen istisnaya “idarelerin bütçe içi işletmeleri hariç” ibaresi eklendi. Böylece bütçe içi işletmeler 3/g bendindeki istisnadan yararlanamayacak; alımın başka bir istisna kapsamında bulunmaması hâlinde genel ihale hükümleri uygulanacaktır.

Yerli istekliler ve yerli malları lehine tanınan hak ve avantajların, karşılıklılık esasına göre Avrupa Birliği üyesi devletlerdeki isteklilere ve AB menşeli mallara kısmen veya tamamen uygulanması konusunda Cumhurbaşkanına yetki verildi.

Siber Güvenlik Başkanlığının Yetkileri

İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politika belirleme yetkisi Siber Güvenlik Başkanlığına verildi. Anayasa’nın 22. maddesindeki sebeplere bağlı ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya resen tedbir kararı verebilecektir.

Kararın işletmeciler, erişim sağlayıcılar, veri merkezleri ile içerik ve yer sağlayıcılar tarafından en geç iki saat içinde uygulanması gerekir. Karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacak; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse tedbir kalkacaktır.

Yükümlülüklere aykırı davrananlara her bir ihlal için 20.000 TL’den 100.000 TL’ye kadar idari para cezası verilebilecektir. Bu yaptırımlara karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir.

BTK’nın internet alan adları, internet içerikleri ve ilgili teknik sistemler üzerindeki çok sayıda görevi Siber Güvenlik Başkanlığına devredildi. Taşınır ve taşınmazlar, bilişim altyapısı, veri merkezleri, kayıtlar, sözleşmeler, devam eden dava ve icra işlemleri ile ilgili personelin geçişine ilişkin hükümler kabul edildi. Yasal dinleme ve müdahaleye teknik imkân sağlama görevi de Siber Güvenlik Başkanlığının görevleri arasına eklendi.

Ulaştırma Alanındaki İdari Para Cezaları

Karayolu, demiryolu, deniz ve içsu taşımacılığı ile tersane ve kıyı yapıları alanında geniş kapsamlı idari yaptırım hükümleri getirildi.

Tehlikeli madde taşımacılığı, güvenlik danışmanlığı, demiryolu emniyeti, yolcu hakları, takograf sistemi, yetkisiz taşımacılık ve taşıma işleri organizatörlüğü bakımından farklı idari para cezaları düzenlendi. Yasak tehlikeli maddelerin demiryoluyla taşınması ve köprü veya tüp geçit kısıtlamalarının ihlalinde ceza 10.000.000 TL’ye kadar çıkabilecektir.

Denizcilik alanında eksik gemiadamı çalıştırılması, gemiadamının alkollü olması, seyir izin belgesine aykırılık, gemi acenteliği, konteyner ağırlığı ölçümü, özel tekne yeterlilikleri, SOLAS güvenlik hükümleri, Yeşil Liman Sertifikası ve bağlama kütüğü yükümlülükleri yaptırıma bağlandı.

Tersaneler, gemi geri dönüşüm tesisleri, tarama faaliyetleri, gemi inşa ve tadilat işlemleri, gaz ölçümü, kıyı tesisleri ve gemilerde kullanılan koruyucu kaplama sistemleri bakımından da idari para cezaları getirildi. Denetim sırasında bilgi ve belge vermeyen veya denetimi engelleyen kişilere 50.000 TL’den 500.000 TL’ye kadar ceza uygulanacaktır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilen ruhsat, lisans, yetki belgesi, sertifika, taşıt kartı ve benzeri belgeler ile teknik test, denetim, sörvey, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden alınan ücretlerin Bakanlık döner sermaye hesabına yatırılması öngörüldü.

Yürürlük Tarihleri

7589 sayılı Kanun’un büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Danıştay’a ilişkin düzenleme 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacaktır. Vesayet altındaki kişiye ait malların satışlarının elektronik portala taşınması ile uzaktan duruşmalarda imza hükümleri 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

7590 sayılı Kanun’un KDV düzenlemesi ile SGK’nin devlet katkısının kaldırılmasına ilişkin hüküm 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. En düşük emekli aylığı Temmuz 2026 ödeme döneminden, turizm prim desteği Mayıs 2026 döneminden ve genel aydınlatma düzenlemesi 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Diğer düzenlemeler kural olarak 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Nükleer enerji yatırımlarındaki belirli borçlanmalara ilişkin kurumlar vergisi düzenlemesi ise 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanacaktır.

Sonuç

7589 sayılı Kanun özellikle belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davada talep artırımının yeniden düzenlenmesi, kanuni faiz sisteminin değiştirilmesi, dolandırıcılık suçlarında hesap kullandıran kişilere ilişkin özel indirim ve HAGB hükümleri bakımından doğrudan uygulama etkisi taşımaktadır.

7590 sayılı Kanun ise sosyal güvenlik finansmanı, emekli aylığı, turizm ve imalat destekleri, siber güvenlik yetkileri, kamu personel rejimi ve ulaştırma yaptırımları bakımından önemlidir. Her somut uyuşmazlıkta değişikliğin yürürlük tarihi ve geçiş hükmü ayrıca değerlendirilmelidir.


Sıkça Sorulan Sorular

Kanuni faiz oranı sürekli yüzde 31 olarak mı uygulanacaktır?

Yüzde 31, yeni sistemin yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla uygulanan kanuni faiz oranıdır. Sonraki dönemlerde önceki yılın 31 Aralık günündeki reeskont oranının yüzde sekseni esas alınacak; 30 Haziran tarihindeki oran en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında oran yeniden belirlenecektir.

Hesabını dolandırıcılıkta kullandıran herkesin cezası yarı oranında iner mi?

İndirim, suça iştiraki yalnızca ödeme aracı veya hesap kullanımını sağlayan zorunlu bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişiler yönünden uygulanır. Dolandırıcılığın planlanması, mağdurla iletişim kurulması, paranın çekilmesi veya aktarılması gibi başka iştirak hareketlerine katılan kişiler hakkında TCK m. 158/4’teki özel indirim uygulanmaz.

Daha önce açılmış belirsiz alacak davaları sona mı erecektir?

31 Temmuz 2026 tarihinden önce açılan belirsiz alacak davalarında HMK’nın önceki 107. maddesi uygulanmaya devam edecektir.

İcra satışlarına ilişkin yeni kurallar devam eden bütün dosyalarda uygulanır mı?

Değişikliklerin yürürlüğe girmesinden önce ilan edilmiş artırmalar eski hükümlere tabidir. Yeni düzenleme yürürlükten sonra ilan edilen artırmalarda uygulanır.

En düşük emekli aylığı hangi tarihten itibaren 23.552 TL olmuştur?

Yeni tutar, 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanacaktır.

Bütün değişiklikler 31 Temmuz 2026 tarihinde mi yürürlüğe girmiştir?

Kanunların büyük bölümü 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren, 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ve geçmiş dönemlerden itibaren uygulanacak özel hükümler bulunmaktadır.

7589 ve 7590 sayılı Kanunlarla getirilen değişikliklerin devam eden dava, icra takibi veya hukuki ilişkinize etkisinin değerlendirilmesi için iletişim sayfamız üzerinden bizimle bağlantı kurabilirsiniz.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir