Senette Bulunması Gereken Unsurlar Nelerdir?

Senet, uygulamada en sık kullanılan borç ve ödeme araçlarından biridir. Özellikle ticari ilişkilerde, vadeli satışlarda, ödünç para işlemlerinde ve bireysel borç ilişkilerinde yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak birçok kişi tarafından yalnızca imzalı bir borç belgesi olarak değerlendirilse de senetler, Türk Ticaret Kanunu kapsamında belirli şekil şartlarına tabi kambiyo senetleri arasında yer almaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen zorunlu unsurları taşıyan bir senet, hukuki açıdan “bono” niteliği kazanmakta ve alacaklıya önemli takip avantajları sağlamaktadır. Buna karşılık eksik veya hatalı düzenlenen senetler; icra takiplerinde, alacak tahsil süreçlerinde ve yargılamalarda ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Bu nedenle senet düzenlenirken yalnızca imza atılması değil, belgenin kanunda öngörülen unsurları taşıyıp taşımadığının da dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.


Senet (Bono) Nedir?

Hukuki anlamda bono; belirli bir miktar paranın kayıtsız ve şartsız şekilde ödeneceğine ilişkin yazılı ödeme taahhüdünü içeren kambiyo senedidir. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bono, uygulamada çoğu zaman “senet” adıyla kullanılmaktadır.

Bono niteliğindeki senetler, adi yazılı borç belgelerine göre daha güçlü hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Çünkü alacaklı, kambiyo senedine dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatabilmekte ve daha hızlı tahsil imkânlarından yararlanabilmektedir.

Bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlar, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre bu unsurları taşımayan belgeler, kambiyo senedi niteliğini kaybedebilmektedir.

Senette Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar

Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesinde, bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlar düzenlenmiştir. Bu unsurların eksik olması halinde senet, kambiyo senedi niteliğini kaybedebilmekte ve alacaklı açısından önemli hak kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle senet hazırlanırken her unsurun dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bono veya Emre Yazılı Senet İbaresi

Bir senedin bono olarak kabul edilebilmesi için öncelikle senet metninde açık şekilde “bono” veya “emre yazılı senet” ibaresinin yer alması gerekmektedir. Bu ibarenin bulunmaması halinde belge, kambiyo senedi olarak değerlendirilmeyebilmektedir.

İbarenin yalnızca başlık kısmında değil, senet metni içerisinde de açık şekilde yer alması uygulamada önem taşımaktadır. Özellikle yalnızca “borç senedi” veya “ödeme taahhüdü” şeklinde düzenlenen belgeler bakımından çeşitli hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.

Kayıtsız ve Şartsız Ödeme Vaadi

Bononun en temel özelliklerinden biri, belirli bir bedelin kayıtsız ve şartsız şekilde ödeneceğine ilişkin kesin bir ödeme taahhüdü içermesidir.

Ödeme vaadinin:

  • başka bir sözleşmeye bağlanmaması,
  • belirli bir olayın gerçekleşmesine bağlı olmaması,
  • belirsiz ifadeler içermemesi gerekmektedir.

Örneğin ödemenin bir işin tamamlanmasına, mal teslimine veya belirli bir ticari sonucun gerçekleşmesine bağlanması halinde senedin bono niteliği tartışmalı hale gelebilmektedir.

Belirli Bir Bedel

Senedin içerdiği ödeme miktarının açık ve belirli olması zorunludur. Bedelin rakam ve yazıyla birlikte düzenlenmesi uygulamada yaygın şekilde tercih edilmektedir.

Özellikle:

  • rakam ve yazı arasında farklılık bulunması,
  • sonradan bedel eklenmesi,
  • bedel kısmında kazıntı veya silinti bulunması uygulamada ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nda bedelin birden fazla şekilde yazılması halinde uygulanacak kurallara ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır. Bu nedenle bedel kısmının açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi önem taşımaktadır.

Lehtarın Adı Soyadı veya Ticaret Unvanı

Senette ödemenin kime yapılacağı açık şekilde belirtilmelidir. Gerçek kişiler bakımından ad ve soyadın, tüzel kişiler bakımından ise ticaret unvanının eksiksiz şekilde yazılması gerekmektedir.

Lehtar kısmının boş bırakılması uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Özellikle açık senetlerde lehtar bilgisinin sonradan doldurulması veya değiştirilmesi, taraflar arasında ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Ayrıca lehtar bilgisinin hatalı yazılması, takip sürecinde çeşitli usul sorunları doğurabilmektedir.

Vade Tarihi

Vade, senedin hangi tarihte ödeneceğini göstermektedir. Türk Ticaret Kanunu’nda farklı vade türleri düzenlenmiş olmakla birlikte uygulamada en sık kullanılan yöntem, belirli bir tarihin açık şekilde yazılmasıdır.

Vade tarihi;

  • ödeme zamanı,
  • faiz başlangıcı,
  • zamanaşımı gibi konular bakımından önem taşımaktadır.

Kanunda bazı eksiklikleri tamamlayan hükümler yer almaktadır. Örneğin vade tarihi belirtilmeyen bonolar, görüldüğünde ödenecek bono sayılmaktadır. Ancak uygulamada özellikle icra takiplerinde uyuşmazlık yaşanmaması açısından vade tarihinin açık şekilde düzenlenmesi önemlidir.

Düzenlenme Tarihi

Senedin hangi tarihte düzenlendiği mutlaka belirtilmelidir. Düzenleme tarihi, özellikle zamanaşımı hesaplamaları ve tarafların hukuki ehliyeti bakımından önem taşımaktadır.

Uygulamada tarih kısmının boş bırakıldığı senetler sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır. Özellikle sonradan tarih eklenmesi veya tarihin değiştirilmesi iddiaları, hem hukuk davalarına hem de ceza soruşturmalarına konu olabilmektedir.

Bu nedenle düzenlenme tarihinin açık ve doğru şekilde yazılması gerekmektedir.

Düzenlenme Yeri

Türk Ticaret Kanunu’na göre senedin düzenlendiği yerin belirtilmesi gerekmektedir. Düzenlenme yeri özellikle:

  • yetkili icra dairesinin belirlenmesi,
  • yetkili mahkemenin tespiti,
  • takip işlemleri

bakımından önem taşımaktadır.

Kanunda bazı eksiklikleri tamamlayan hükümler bulunsa da uygulamada düzenleme yerinin açık şekilde yazılması tavsiye edilmektedir.

Ödeme Yeri

Bonoda ödeme yerinin belirtilmesi gerekmektedir. Kanuna göre ödeme yeri belirtilmemişse bazı durumlarda düzenleme yeri ödeme yeri kabul edilebilmektedir.

Ancak özellikle farklı şehirlerde bulunan taraflar bakımından ödeme yerinin açık şekilde yazılması önem taşımaktadır. Çünkü ödeme yeri, takip sürecinde yetki bakımından çeşitli sonuçlar doğurabilmektedir.

Düzenleyenin İmzası

Senedi düzenleyen kişinin imzası bulunmadan bono hukuken geçerlilik kazanmaz. İmza, senedin en temel unsurlarından biridir.

İmzanın:

  • düzenleyene ait olması,
  • senet içeriğini onaylar nitelikte bulunması,
  • mümkünse el yazısıyla atılması gerekmektedir.

Uygulamada imzaya itiraz, sahte imza iddiaları ve imza incelemeleri kambiyo senetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda önemli yer tutmaktadır. Bu nedenle senet düzenlenirken imza güvenliği bakımından dikkatli hareket edilmesi önem taşımaktadır.

Zorunlu Unsurların Eksik Olması Halinde Ne Olur?

Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen asli unsurların eksik olması halinde senet, kambiyo senedi niteliğini kaybedebilmektedir. Bu durumda alacaklı, kambiyo senetlerine özgü haciz yolundan yararlanamamakta ve daha uzun yargılama süreçleriyle karşılaşabilmektedir.

Bazı eksiklikler kanundaki tamamlayıcı hükümlerle giderilebilse de özellikle asli unsurların bulunmaması halinde belge, adi yazılı senet olarak değerlendirilebilmektedir. Bu durum ise alacağın ispatı ve tahsili bakımından ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir.

Açık Senet ve Boş Senede İmza Atılması

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri de boş senede imza atılmasıdır. Özellikle bedelin, vade tarihinin veya lehtar bilgisinin boş bırakıldığı senetler, sonradan ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Her ne kadar açığa imza belirli şartlarda hukuken geçerli kabul edilse de senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiaları sıklıkla dava konusu olmaktadır. Bazı durumlarda bu süreçler ceza soruşturmalarına da konu olabilmektedir.

Bu nedenle senet düzenlenirken tüm bilgilerin eksiksiz doldurulması, boş alan bırakılmaması ve senedin imza öncesinde dikkatle kontrol edilmesi önem taşımaktadır.

Sonuç

Senetler, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen şekil şartlarına uygun hazırlandığında alacaklı açısından önemli hukuki avantajlar sağlayan kambiyo senetleridir. Ancak zorunlu unsurların eksik olması veya senedin hatalı düzenlenmesi halinde ciddi hak kayıpları ve uzun yargı süreçleri ortaya çıkabilmektedir.


Sıkça Sorulan Sorular

Senette vade tarihi yoksa senet geçersiz olur mu?

Hayır. Türk Ticaret Kanunu’na göre vade tarihi bulunmayan bonolar, “görüldüğünde ödenecek bono” sayılmaktadır. Ancak uygulamada uyuşmazlık yaşanmaması açısından vade tarihinin açık şekilde yazılması önemlidir.

Boş senede imza atılması hukuken geçerli midir?

Açığa imza belirli şartlarda hukuken geçerli kabul edilebilmektedir. Ancak sonradan senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu iddiaları sıkça dava konusu olmaktadır. Bu nedenle boş senede imza atılması ciddi riskler doğurabilmektedir.

Senette rakam ve yazı farklıysa hangisi geçerli olur?

Türk Ticaret Kanunu’nda bu konuda özel düzenleme bulunmaktadır. Senette rakam ve yazı arasında farklılık bulunması halinde bazı durumlarda yazıyla belirtilen tutar esas alınabilmektedir.

İmzasız senet geçerli olur mu?

Hayır. Düzenleyenin imzasını taşımayan bir belge, bono niteliği kazanmaz. İmza, senedin zorunlu unsurlarından biridir.

Senet fotokopisi ile icra takibi başlatılabilir mi?

Kural olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte senedin aslının ibraz edilmesi gerekmektedir. Somut olayın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler yapılabilse de uygulamada asıl senet büyük önem taşımaktadır.

Senette ödeme yeri yazmıyorsa ne olur?

Türk Ticaret Kanunu’na göre ödeme yeri belirtilmemişse bazı durumlarda düzenleme yeri ödeme yeri kabul edilmektedir. Ancak uygulamada yetki ve takip uyuşmazlıklarının önüne geçilebilmesi açısından ödeme yerinin açık şekilde yazılması tavsiye edilmektedir.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir