Karşılıksız Çek: İbraz, İcra Takibi, Şikâyet ve Ceza Süreci

Karşılıksız çek, kanuni süresi içinde bankaya ibraz edilen çek bedelinin hesapta tamamen veya kısmen bulunmaması ve çek hakkında usulüne uygun biçimde “karşılıksızdır” işlemi yapılması hâlini ifade eder. Karşılıksızlığın tespiti, yalnızca bankadaki bakiyeye ilişkin bir kayıt değildir; çek hamilinin kambiyo hukukundan doğan başvuru haklarını ve ceza şikâyetini kullanabilmesi bakımından temel işlemlerden biridir.

Uygulamada çekin bankada ödenmemesi ile karşılıksız çek aynı anlamda kullanılmaktadır. Oysa ileri düzenleme tarihinden önce ibraz, geçersiz çek, imza uyuşmazlığı, mahkemece verilen ödemeden men kararı veya ibraz süresinin geçirilmesi gibi nedenlerle ödeme yapılmaması, her durumda karşılıksız çek suçunu doğurmaz. Aynı şekilde karşılıksızdır işlemi yapılması da çek bedelinin tahsil edildiği veya düzenleyen hakkında doğrudan hapis cezası verileceği anlamına gelmez.

Karşılıksız çek uyuşmazlıklarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun çekin şekli, ibrazı, başvurma hakları ve zamanaşımına ilişkin hükümleri; 5941 sayılı Çek Kanunu’nun banka yükümlülüğü ve cezai sorumluluğa ilişkin hükümleri; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun kambiyo senetlerine özgü takip usulü birlikte uygulanır. Temel borç ilişkisi bakımından Türk Borçlar Kanunu ve somut olaya göre tüketici, şirketler veya sözleşmeler hukukuna ilişkin özel hükümler de değerlendirilir.

Bu yazıda çekin geçerlilik şartları, ileri düzenleme tarihli çekler, ibraz süreleri, karşılıksızdır işlemi, bankanın 2026 yılı sorumluluk tutarı, düzenleyen ile ciranta ve avalistlerin hukuki sorumluluğu, kambiyo takibi, şikâyet süresi, görevli ve yetkili mahkeme, adli para cezası, etkin pişmanlık ve zamanaşımı ayrıntılı olarak incelenmektedir.


Karşılıksız Çekin Hukuki Niteliği

Çek, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen kambiyo senetlerinden biridir. Bono bir ödeme vaadi içerirken çek, belirli bir bedelin banka tarafından ödenmesine yönelik kayıtsız ve şartsız havale niteliğindedir. Türkiye’de ödenecek bir çekin muhatabı ancak banka olabilir. Başka bir kişi üzerine düzenlenen belge ise TTK m. 782 gereğince çek değil, kural olarak havale hükmündedir.

Çek esasen ödeme aracıdır. TTK m. 795 uyarınca görüldüğünde ödenir ve çek üzerine yazılan vade kaydı hukuki sonuç doğurmaz. Bununla birlikte ileri düzenleme tarihli çeklere ilişkin geçici düzenleme nedeniyle, üzerinde yazılı tarihten önce ibraz konusunda 31 Aralık 2028’e kadar özel bir rejim uygulanmaktadır. Bu konu aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Bir borç için çek verilmesi, temel borcu kendiliğinden sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu m. 133 gereğince mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması, tarafların açık yenileme iradesi olmadıkça borcun yenilendiği anlamına gelmez. Bu nedenle çek bedeli tahsil edilmediğinde, doğrudan taraflar arasındaki satış, eser, kira, hizmet veya başka bir temel ilişkiden doğan alacak kural olarak varlığını korur. Ancak çekten doğan kambiyo hakkı ile temel ilişkiden doğan alacak aynı hukuki sebebe dayanmadığından, hangi talebin kime karşı ve hangi süre içinde ileri sürüldüğü ayrıca belirlenmelidir.

Karşılıksız çek nedeniyle üç farklı süreç gündeme gelebilir. Çek bedelinin tahsili için icra takibi veya alacak davası yürütülebilir; usulüne uygun karşılıksızdır işlemine bağlı olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı ile adli para cezası talep edilebilir; bankanın kanuni yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde bankaya veya sorumlu banka görevlisine ilişkin başvuru yapılabilir. Bu yollar birbirinin yerine geçmez.

Çekin Geçerlilik Şartları

Karşılıksız çek hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle hukuken geçerli bir çek bulunmalıdır. TTK m. 780’e göre çek; senet metninde “çek” kelimesini, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, muhatap bankanın ticaret unvanını, ödeme yerini, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını, banka tarafından verilen seri numarasını ve karekodu içermelidir.

Zorunlu unsurlardan birinin bulunmaması kural olarak belgenin çek niteliğini ortadan kaldırır. Bununla birlikte TTK m. 781 bazı eksiklikleri tamamlayıcı hükümlerle giderir. Ödeme yeri ayrıca gösterilmemişse muhatabın ticaret unvanı yanında yazılı yer; böyle bir yer de yoksa muhatabın merkezinin bulunduğu yer ödeme yeri sayılır. Düzenlenme yeri yazılmamışsa düzenleyenin adı yanında gösterilen yer düzenlenme yeri kabul edilir. Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde seri numarası veya karekodun bulunmaması da tek başına geçerliliği etkilemez.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.12.1992 tarihli, E. 1992/1, K. 1992/5 sayılı kararında; düzenlenme yerinin hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde anlaşılması şartıyla kısaltılarak yazılmasının çeki geçersiz hâle getirmeyeceği kabul edilmiştir. Karar, 06.05.1993 tarihli ve 21573 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bununla birlikte her kısaltma geçerli değildir. Kullanılan ifadenin belirli bir yer adını tereddütsüz biçimde göstermesi gerekir.

Çek yaprağında Çek Kanunu m. 2’de öngörülen bazı bilgilerin eksik olması ile TTK m. 780’deki zorunlu unsurların eksik olması aynı sonucu doğurmaz. Çek Kanunu m. 2/9, Türk Ticaret Kanunu’ndaki unsurları taşıyan bir çekin kendi maddesinde belirtilen koşullara aykırı düzenlenmesinin çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini açıkça düzenler. Bu nedenle her şekil eksikliği bakımından doğrudan çekin geçersiz olduğu sonucuna varılamaz.

Açık çekin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulması da çeki her durumda hükümsüz kılmaz. TTK m. 680 ve m. 818 uyarınca doldurma anlaşmasına aykırılık, çeki kötüniyetle iktisap eden veya iktisabında ağır kusurlu bulunan hamile karşı ileri sürülebilir. Buna karşılık imzanın sahte olması, temsil yetkisinin bulunmaması veya çek metninde tahrifat yapılması farklı hukuki sonuçlara tabidir. TTK m. 678’e göre yetkisiz temsilci sıfatıyla çeki imzalayan kişi, koşulları varsa çekten bizzat sorumlu olur.

İleri Düzenleme Tarihli Çekler

TTK m. 795’te çekin görüldüğünde ödeneceği ve üzerinde yazılı tarihten önce ibraz edilen çekin ibraz günü ödeneceği düzenlenmiştir. Ancak 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 3. maddesinin beşinci fıkrası, bu kurala geçici bir istisna getirmektedir. 19.12.2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7566 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle süre 31 Aralık 2028’e kadar uzatılmıştır.

Bu nedenle 31 Aralık 2028’e kadar, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödeme amacıyla bankaya ibrazı geçersizdir. İleri tarihli bir çek bakımından kanuni ibraz süresi, çek üzerinde yazılı tarihe göre hesaplanır. Düzenleme tarihinden önce bankaya gidilmesi, geçerli ibrazın ve karşılıksızdır işleminin yerine geçmez; kambiyo takibi ile ceza şikâyeti bakımından aranan sonuçları doğurmaz.

Çek Kanunu m. 3/8 de ileri düzenleme tarihli çekle ilgili hukuki takip yapılabilmesini, çekin üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesine ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasına bağlamıştır. Bu nedenle ileri tarihli çek elinde bulunan hamilin, düzenleme tarihini ve bu tarihten itibaren başlayacak ibraz süresini ayrı ayrı takip etmesi gerekir.

31 Aralık 2028’den sonra yeni bir uzatma yapılmazsa TTK m. 795’teki görüldüğünde ödeme kuralı yeniden doğrudan uygulanacaktır. Bu nedenle ileri tarihli çeklere ilişkin değerlendirmede yalnızca çek üzerindeki tarih değil, ibraz tarihinde yürürlükte bulunan geçici hüküm de kontrol edilmelidir.

Çekte İbraz Süreleri

İbraz, çekin ödeme amacıyla muhatap bankaya sunulmasıdır. Çekin zamanında ibraz edilmesi; bankanın hesap bakiyesini ve kanuni sorumluluk tutarını ödemesi, karşılıksızdır işlemi yapılması, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarının korunması ve ceza şikâyetinde bulunulması bakımından belirleyicidir.

TTK m. 796 uyarınca çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde bankaya ibraz edilmelidir. Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çeklerde ise düzenlenme ve ödeme yerleri aynı kıtadaysa bir ay, ayrı kıtalardaysa üç aylık süre uygulanır. Bir Avrupa ülkesinde düzenlenip Akdeniz’e kıyısı bulunan bir ülkede ödenecek çekler ile bunun tersi yöndeki çekler aynı kıtada düzenlenmiş ve ödenecek kabul edilir.

Kanun “aynı il” ve “farklı il” ifadelerini kullanmamaktadır. Bu nedenle ibraz süresini her durumda il sınırına göre on gün veya bir ay şeklinde hesaplamak isabetli değildir. Çekte yazılı düzenlenme yeri ile ödeme yeri karşılaştırılmalı; ilçe, il, büyükşehir ve kullanılan yer adlarının somut çek bakımından ifade ettiği coğrafi yer değerlendirilmelidir.

İbraz süresi, çek üzerinde yazılı düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar. Başlangıç günü hesaba katılmaz. Sürenin son günü pazar gününe veya başka bir resmî tatile rastlarsa süre, izleyen ilk iş gününü kapsayacak şekilde uzar; aradaki tatil günleri süreye dâhildir. Bu esaslar TTK m. 796/3, m. 816 ve m. 817’de düzenlenmiştir.

Çekin takas odasına sunulması da TTK m. 798 uyarınca ödeme için ibraz yerine geçer. Çek Kanunu m. 3/1 gereğince karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilebilir. Çek başka bir şubeye sunulmuşsa karşılık, hesabın bulunduğu şubeden sorularak ödeme yapılır.

İbrazın son güne bırakılması önemli bir risk yaratır. Çekin şekli, ciro zinciri, şube işlemleri veya sistem kayıtları konusunda sorun çıkması hâlinde eksikliğin süre içinde giderilmesi mümkün olmayabilir. İbraz tarihi ve sonucu, çek üzerindeki banka kaydı ile açıkça belgelenmelidir.

Karşılıksızdır İşlemi

Çek hesabında yeterli karşılık bulunmaması, tek başına hamilin bütün haklarını kullanması için yeterli değildir. Çek Kanunu m. 3/4 uyarınca hamilin talebi üzerine çekin arka yüzüne ibraz tarihi, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü kapsamında ödediği tutar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ile soyadı yazılır. İbraz eden kişi tüzel kişi adına hareket ediyorsa bu durum ayrıca belirtilir. Kayıt, banka görevlisi ile ibraz eden kişi tarafından imzalanır ve bankanın ödediği miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça gösterilir.

Hamilin işlemi imzalamaktan kaçınması hâlinde karşılıksızdır işlemi yapılmaz. Bu nedenle çekin yalnızca bankaya bırakılması veya hesapta para bulunmadığına ilişkin sözlü bilgi alınması yeterli değildir. Banka kaydında ibraz tarihi, ödenen tutar, karşılıksız kalan miktar ve taraf imzaları kontrol edilmelidir.

Hesapta kısmi karşılık bulunması veya bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesi hâlinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili bu onaylı örnekle düzenleyen ve diğer başvuru borçlularına müracaat edebilir, kambiyo takibi başlatabilir ve ceza şikâyetinde bulunabilir. Mahkeme veya icra dairesi çek aslını istediğinde banka aslı ilgili mercie gönderir.

Hamil kısmi ödemeyi kabul etmezse banka, ibraz tarihi ile ödememe nedenini çek üzerine yazar ve çeki imza karşılığında hamile geri verir; çekin ön ve arka yüz fotokopisini saklar. Hesapta hiç karşılık bulunmadığı ve hamilin yalnızca bankanın kanuni sorumluluk tutarını talep ettiği hâlde de bu usul uygulanır. Kısmi ödemenin kabul edilip edilmemesi, karşılıksız kalan miktarın ve sonradan talep edilecek alacak kalemlerinin doğru belirlenmesi bakımından sonuç doğurur.

Her ödeme ret kaydı karşılıksızdır işlemi değildir. İbrazın erken veya geç olması, çekin zorunlu unsurlarının bulunmaması, imzanın hesap sahibiyle uyuşmaması, çek üzerinde tahrifat şüphesi ya da mahkemece verilmiş ödeme yasağı bulunması hâlinde banka farklı bir ödememe nedeni gösterebilir. Ceza sorumluluğu bakımından yalnızca çekin ödenmemiş olması değil, kanunda aranan şekilde karşılıksızdır işleminin yapılmış olması gerekir.

Bankanın 2026 Yılı Sorumluluk Tutarı

Muhatap bankanın sorumluluğu yalnızca hesapta bulunan parayı ödemekten ibaret değildir. Çek Kanunu m. 3/3, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek defterinin teslimi sırasında her çek yaprağı için dönülemeyecek bir gayrinakdî kredi ilişkisi kurulduğunu kabul eder. Bu kapsamda banka, süresinde ibraz edilen çek için düzenleyici dışındaki hamile kanunda ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tebliğinde belirlenen tutarı ödemekle yükümlüdür.

29.01.2026 tarihli ve 33152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/4 sayılı Tebliğ uyarınca, 30 Ocak 2026’dan itibaren geçerli banka sorumluluk tutarı her çek yaprağı için 16.350 TL’dir. Bu Tebliğ’den önce yayımlanan tebliğlere göre bastırılmış çek yapraklarında ise geçiş hükmü gereğince banka 14.200 TL’ye kadar sorumludur. Uygulanacak tutar, çekin bankaya ibraz edildiği gün kadar çek yaprağının hangi tebliğ döneminde basıldığına da bağlıdır.

Hesapta hiç karşılık yoksa ve çek bedeli uygulanacak sorumluluk tutarının üzerindeyse banka en fazla ilgili sorumluluk tutarını öder. Çek bedeli daha düşükse ödeme çek bedeliyle sınırlıdır. Hesapta kısmi karşılık varsa banka, çek bedelini aşmamak üzere hesap bakiyesine kanuni sorumluluk tutarını ekler. Çek bedeli sorumluluk tutarından düşük olduğunda ödeme, hesapta bulunan kısmi karşılığın çek bedeline tamamlanmasıyla sınırlı kalır.

Bankanın kanuni sorumluluğu süresiz değildir. Çek Kanunu m. 3/9’a göre çek, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmezse bankanın her yaprak için ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer. Bu hüküm çekten doğan diğer taleplerin tamamını sona erdirmez; yalnızca bankanın kanuni yaprak bedeline ilişkin sorumluluğunu kaldırır.

Çek karşılığı hesapta bulunduğu hâlde ödemenin veya bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutarın geciktirilmesi durumunda banka, Çek Kanunu m. 3/7 gereğince hamile her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder. Bu hâllerde 3095 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Ayrıca talebe rağmen karşılıksızdır işlemi yapmayan ya da hesapta bulunan karşılığı veya kanuni sorumluluk tutarını ödemeyen banka görevlisi hakkında, Çek Kanunu m. 7/4 ve m. 7/5’te şikâyete bağlı cezai yaptırım öngörülmüştür.

Bankanın ödediği tutar çek bedeline mahsuben yapılan bir ödemedir. Hamil, aynı miktarı düzenleyenden veya diğer çek borçlularından ikinci kez isteyemez. Karşılıksız kalan miktar belirlenirken bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu tutar ile hesapta bulunan kısmi karşılık, hamil tarafından fiilen tahsil edilmese dahi çek bedelinden düşülür. Hamilin kabul ederek tahsil ettiği tutarlar ise icra takibinde ayrıca mahsup edilir.

Çekten Doğan Hukuki Sorumluluk

Karşılıksız çekin hukuki sonuçları yalnızca çeki düzenleyenle sınırlı değildir. TTK m. 818’in atfıyla uygulanan m. 724 gereğince düzenleyen, cirantalar ve aval verenler hamile karşı müteselsilen sorumludur. Hamil, borçlanma sırasına bağlı kalmadan bunların birine, birkaçına veya tamamına başvurabilir. Borcu ödeyen çek borçlusu da kendisinden önce gelen sorumlulara rücu edebilir.

Düzenleyen, çekin bedelinden asıl kambiyo borçlusu sıfatıyla sorumludur. Ciranta, aksi yönde geçerli bir kayıt bulunmadıkça çekin ödenmemesinden sorumlu olur. Aval veren ise kimin lehine aval vermişse onun gibi sorumludur. Avalin kimin için verildiği gösterilmemişse kural olarak düzenleyen lehine verilmiş sayılır. Çekin ön yüzüne atılan imzanın hangi sıfatla atıldığı, özellikle şirket çeklerinde temsil imzası ile aval imzasının ayrılması bakımından dikkatle incelenmelidir.

Çeki ciro yoluyla devralan hamilin yetkili hamil sayılması için ciro zincirinin birbirini takip etmesi gerekir. Son ciro beyaz ciro olsa dahi kesintisiz ciro zinciri mevcutsa senedi elinde bulunduran kişi kural olarak yetkili hamil kabul edilir. İbraz süresi geçtikten veya karşılıksız olduğunu tespit eden işlem yapıldıktan sonra gerçekleştirilen ciro ise TTK m. 793 uyarınca kambiyo cirosunun değil, alacağın devrinin sonuçlarını doğurur. Bu ayrım hem takip hakkı hem de ceza şikâyeti bakımından önem taşır.

Şirket Çeklerinde Hukuki ve Cezai Sorumluluk Ayrımı

Şirket adına düzenlenen çekte hukuki borçlu kural olarak çek hesabı sahibi şirkettir. Şirketi temsilen imza atan müdür veya yönetim kurulu üyesi, yalnızca temsilci sıfatıyla attığı imza nedeniyle kendiliğinden çek bedelinden kişisel olarak sorumlu olmaz. Temsil yetkisinin bulunmaması, yetkinin aşılması, temsil kaydının belirsiz olması veya ayrıca aval verilmesi hâlinde kişisel sorumluluk doğabilir.

Cezai sorumluluk ise farklı ölçütlere tabidir. Çek Kanunu m. 5/2’ye göre çek hesabı sahibi tüzel kişiyse çek karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü kişi, tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesidir. Böyle bir görevlendirme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler yükümlü sayılır. Bu nedenle şirket çekini fiilen imzalayan kişi ile ceza sorumluluğu taşıyan kişi her dosyada aynı olmayabilir. Ticaret sicili kayıtları, imza sirküleri, şirket sözleşmesi, yönetim organı kararları ve görev dağılımı birlikte incelenmelidir.

Çek hesabı sahibi gerçek kişinin kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil tayin etmesi yasaktır. Buna rağmen gerçek kişi hesabından temsilci veya vekil sıfatıyla çek düzenlenmişse Çek Kanunu m. 5/3 gereğince hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.

Ciranta ve avalistler çek bedelinden hukuken sorumlu olsalar da sırf bu sıfatları nedeniyle karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun faili sayılmazlar. Ceza şikâyetinin, çekte imzası bulunan herkes hakkında yöneltilmesi doğru değildir. Fail, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü gerçek kişi esas alınarak belirlenmelidir.

Çek Bedeliyle Birlikte Talep Edilebilecek Alacaklar

Zamanında ibraz edilen ve ödenmeyen çek nedeniyle hamil, TTK m. 808 ve m. 810 uyarınca çekin ödenmeyen bedelini, ibraz gününden itibaren işleyecek faizi, karşılıksızlığın tespiti ile ihbar giderlerini ve diğer giderleri, ayrıca çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir. Çekin üzerine yazılan faiz kaydı TTK m. 786 gereğince yazılmamış sayılır; buna karşılık ibrazdan sonra doğan faiz talebi kanundan kaynaklanır.

TTK m. 783/3 uyarınca karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan çeki düzenleyen, karşılıksız kalan bedelin yüzde onunu çek tazminatı olarak ödemek ve hamilin bu nedenle uğradığı kanıtlanmış aşkın zararı karşılamakla yükümlüdür. Yüzde on çek tazminatından yalnızca düzenleyen sorumludur. Ciranta ve avalistin kambiyo borcundan müteselsil sorumluluğu, onları düzenleyene özgü bu tazminattan sorumlu hâle getirmez. Buna karşılık TTK m. 810’daki komisyon, faiz ve giderler başvuru hakkının kapsamına dâhildir.

Takip talebinde çek bedeli, tahsil edilen kısmi ödeme, bankanın sorumluluk tutarı, işlemiş faiz, çek tazminatı, komisyon ve giderler ayrı ayrı gösterilmelidir. Çek tazminatı ile komisyonun aynı kalem gibi hesaplanması veya yüzde on tazminatın ciranta ve avalistlerden de istenmesi, takibin bu kısımlar yönünden iptaline yol açabilir.

Karşılıksız Çeke Dayalı Kambiyo Takibi

İİK m. 167 uyarınca alacağı çeke dayanan hamil, borç rehinle güvence altına alınmış olsa dahi kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Borçlu iflasa tabi kişilerden ise kambiyo senetlerine özgü iflas yolu da koşulları çerçevesinde kullanılabilir. Haciz yoluyla takipte çek aslının ve borçlu sayısı kadar onaylı örneğin takip talebine eklenmesi gerekir. Bankanın kısmi ödeme nedeniyle çek aslını elinde tuttuğu hâllerde Çek Kanunu m. 3/6’daki onaylı fotokopiyle takip imkânı saklıdır.

İcra müdürü, takip dayanağı belgenin çek niteliği taşıyıp taşımadığını ve alacaklının kambiyo hukukuna göre takip hakkının bulunup bulunmadığını incelemelidir. Şartlar mevcutsa borçluya Örnek No: 10 ödeme emri gönderilir. Ödeme emrinde borcun ve takip giderlerinin on gün içinde ödenmesi; borca, imzaya ve yetkiye ilişkin itirazlar ile senedin kambiyo niteliğine veya takip hakkına yönelik şikâyetlerin beş gün içinde icra mahkemesine sunulması ihtar edilir.

Kambiyo takibinde borca veya imzaya itiraz, genel haciz yolundaki itirazdan farklı olarak icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. İtiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, kanuni şartlar oluşmuşsa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İmzaya itirazın açıkça ileri sürülmemesi hâlinde imza takip bakımından borçluya ait sayılır.

Kambiyo takibinin başlatılması, ceza şikâyetinde bulunulmasına bağlı değildir. Aynı şekilde ceza şikâyeti de icra takibi yerine geçmez ve çek bedelinin tahsilini sağlamaz. Adli para cezası Devlet Hazinesine ödenir. Hamilin alacağı için kambiyo takibini veya uygun başka bir hukuk yolunu ayrıca ve süresi içinde kullanması gerekir.

Kambiyo takibinin şartları, ödeme emri ve itiraz yolları hakkında Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip (Örnek No -10) yazımızı inceleyebilirsiniz.

Çek borçlusu; imzanın kendisine ait olmadığını, borcun ödendiğini, çekin teminat amacıyla verildiğini, doldurma anlaşmasına aykırılık bulunduğunu veya temel borcun doğmadığını ileri sürebilir. Ancak bu savunmaların icra mahkemesinde incelenme kapsamı sınırlıdır. Maddi hukuk bakımından borçlu olunmadığının daha geniş kapsamda tespiti gerektiğinde menfi tespit davası gündeme gelir. Menfi Tespit Davası ve İcra Takibinin Durdurulması yazımızı inceleyebilirsiniz.

Beş günlük itiraz veya şikâyet süresinin geçirilmesi, maddi hukuk bakımından mevcut olmayan bir borcu var hâle getirmez; ancak takip kesinleşir ve haciz riski doğar. Böyle bir durumda kullanılabilecek yollar, itirazın neden ve ne şekilde kaçırıldığına göre değişir. Kesinleşen İcra Takibine Karşı Başvuru Yolları yazımızı inceleyebilirsiniz.

İbraz Süresinin Geçirilmesinin Sonuçları

Çekin kanuni süresi içinde ibraz edilmemesi, yalnızca bankadaki işlem bakımından bir eksiklik değildir. TTK m. 808’deki başvurma hakkı, çekin zamanında ibraz edilmesine ve ödenmeme durumunun kanunda öngörülen yöntemlerden biriyle tespitine bağlıdır. Süre geçirilirse hamil, çekten doğan başvuru haklarını düzenleyen, cirantalar ve diğer çek borçlularına karşı kural olarak kaybeder.

Geç ibraz edilen çek hakkında muhatap banka, çekten cayılmamışsa TTK m. 799 gereğince ödeme yapabilir. Ancak ödeme yapabilme yetkisi, bankanın karşılıksızdır işlemi yapma ve kanuni sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünün devam ettiği anlamına gelmez. Geç ibraz, karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun unsurlarını da oluşturmaz.

Kambiyo hakkının kaybedilmesi temel ilişkiden doğan alacağı kendiliğinden sona erdirmez. Çek doğrudan taraflar arasında verilmişse satış, hizmet, eser veya başka bir hukuki ilişkiden doğan alacak, kendi ispat ve zamanaşımı kuralları çerçevesinde talep edilebilir. Ancak temel ilişkiye yabancı sonraki hamilin aynı alacağa dayanması her durumda mümkün değildir.

TTK m. 818’in atfıyla çeklerde de uygulanan m. 732, zamanaşımı veya hakların korunması için gerekli işlemlerin ihmal edilmesi nedeniyle kambiyo borcu düşmüş olsa dahi, düzenleyenin hamil zararına zenginleştiği ölçüde sorumluluğunun devam edebileceğini düzenler. Sebepsiz zenginleşme istemi cirantaya karşı ileri sürülemez. Bu özel istemde zamanaşımı ve ispat yükü de genel sebepsiz zenginleşmeden farklıdır. Dolayısıyla ibraz süresini kaçıran hamilin hiçbir hakkının kalmadığını söylemek de, çekle kambiyo senetlerine özgü takibe devam edilebileceğini kabul etmek de isabetli değildir.

Çekte Zamanaşımı

TTK m. 814’e göre hamilin cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı çekten doğan başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Süre çek üzerinde yazılı düzenleme tarihinden veya fiilî ibraz gününden değil, uygulanması gereken kanuni ibraz süresinin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanır.

Çek borçlularından birinin diğerine karşı rücu hakkı ise çeki ödediği veya çekin dava yoluyla kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, TTK m. 750 ve m. 751 gereğince dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbarı veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir; kesilme yalnızca hakkında işlem yapılan borçlu yönünden sonuç doğurur.

Karşılıksız çek hakkında ceza şikâyetinde bulunulması, çekten doğan özel hukuk zamanaşımını kendiliğinden kesen işlemler arasında sayılmamıştır. Hamilin ceza dosyasını takip ederken üç yıllık kambiyo zamanaşımını kaçırmaması gerekir. Temel ilişkiden doğan alacağın zamanaşımı ise borcun niteliğine göre ayrıca belirlenir; çek için öngörülen üç yıllık sürenin dolması, temel alacağın da aynı tarihte zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez.

Karşılıksızdır İşlemine Sebebiyet Verme Suçu

Çek Kanunu m. 5/1’e göre üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya sunulan çek hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Mahkeme ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; yasak zaten mevcutsa yasağın devamına karar verir.

Suçun oluşması için hukuken çek niteliği taşıyan bir belge, düzenleme tarihine göre süresinde ibraz, çek karşılığının kısmen veya tamamen bulunmaması, usulüne uygun karşılıksızdır işlemi, şikâyet hakkına sahip hamil ve çek karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü gerçek kişi bulunmalıdır. Bu unsurlardan birinin eksikliği, yalnızca ceza miktarını değil suçun oluşup oluşmadığını etkiler.

Kanunda “karşılıksız çek keşide etme” yerine “karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme” fiili yaptırıma bağlanmıştır. Bu tercih özellikle şirket çeklerinde önemlidir. Cezai sorumluluk her durumda çek üzerindeki imzaya bakılarak belirlenmez; Çek Kanunu m. 5/2’deki karşılığı bulundurma yükümlülüğünün kime ait olduğu araştırılır. Tüzel kişiye adli para cezası verilemez, ancak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı tüzel kişi hakkında da uygulanabilir.

Birden fazla çekin karşılıksız çıkması hâlinde her bir çek ayrı değerlendirilir. Kanun, her çekle ilgili ayrı adli para cezası öngörmüştür. Bu nedenle farklı çeklerin tek bir borç ilişkisinden kaynaklanması, kendiliğinden tek ceza verilmesini sağlamaz.

Şikâyet Hakkı ve Şikâyet Süresi

Şikâyet hakkı, kural olarak çeki süresinde ibraz eden ve karşılıksızdır işlemini yaptıran yetkili hamile aittir. Çekin karşılıksızdır işleminden sonra devredilmesi, özel hukuk alacağını devredebilse de kişiye sıkı biçimde bağlı ceza şikâyeti hakkını her durumda yeni hamile geçirmez. Ciro zinciri, ibraz eden kişi, tahsil cirosu ve karşılıksızlık sonrasındaki devir ayrı ayrı incelenmelidir.

Çek Kanunu m. 5/1’in atfıyla uygulanan İİK m. 347 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Çeki bizzat ibraz eden hamil bakımından öğrenme tarihi çoğu durumda karşılıksızdır işleminin yapıldığı tarihtir. Üç aylık ve bir yıllık süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir.

Şikâyet dilekçesinde çekin aslı veya Çek Kanunu m. 3/6 kapsamındaki onaylı örneği, banka ibraz kaydı, karşılıksız kalan tutar, ciro zinciri, şikâyetçinin hamil sıfatı ve şikâyet olunan kişinin sorumluluğunu gösteren belgeler sunulmalıdır. İİK m. 351 gereğince şikâyetçi dilekçesinde bildirdiği delillerle bağlıdır. Şirket çeklerinde ticaret sicili kayıtları, imza sirküleri ve mali işlerden sorumlu yönetim organı üyesini gösteren kararlar özellikle önem taşır.

İİK m. 349 uyarınca şikâyetçi, belirlenen duruşmaya gelmek veya vekil göndermek zorundadır. Şikâyetçinin ve vekilinin duruşmaya katılmaması şikâyet hakkının düşmesine yol açar. Bu nedenle yalnızca dilekçenin sunulması yeterli değildir; duruşma ve tebligat süreci de düzenli biçimde takip edilmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçundan kaynaklanan davalar icra ceza mahkemesinde görülür. Çek Kanunu m. 5/1’e göre çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer, çek hesabı sahibinin yerleşim yeri veya şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Kanun, şikâyetçiye bu yerlerden biri arasında seçim imkânı tanımaktadır.

Yargılamada İİK m. 347, m. 349, m. 350, m. 351, m. 352 ve m. 353 hükümleri uygulanır. Mahkemenin karşılıksız çek suçundan verdiği hükümlere karşı kanun yolu bakımından, İİK m. 353’ün göndermesi nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri esas alınır.

Adli Para Cezası ve Çek Yasağı

Mahkeme, her çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezası belirler. Hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Gün sayısı ve bir gün karşılığı miktar belirlenirken Çek Kanunu’ndaki özel hüküm ile Türk Ceza Kanunu m. 52 birlikte uygulanır.

Anayasa Mahkemesinin 26.07.2017 tarihli, E. 2016/191, K. 2017/131 sayılı kararıyla, asgari adli para cezasının hesabına faiz ile takip ve yargılama giderlerini de dâhil eden bölüm iptal edilmiştir. Yürürlükteki metinde alt sınır, çekin karşılıksız kalan miktarıdır.

Karşılıksız çek suçu nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaz. Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde Çek Kanunu m. 5/11 gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeden doğrudan hapis cezasına çevirme gündeme gelir. Bu nedenle hukuken ilk yaptırım çek borcu nedeniyle doğrudan hapis değil, özel kurallara tabi adli para cezasıdır; hapis sonucu bu cezanın ödenmemesinden kaynaklanır.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı; çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, tüzel kişi adına çeki düzenleyenler ve çek bir sermaye şirketi adına düzenlenmişse ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanabilir. Yasaklı kişi yeni çek hesabı açtıramaz ve elindeki çek yapraklarını bankaya iade etmekle yükümlüdür.

Etkin Pişmanlık ve Şikâyetten Vazgeçme

Çek Kanunu m. 6’ya göre karşılıksız kalan çek bedelini, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında yargılama aşamasında davanın düşmesine karar verilir. Ödeme mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra yapılırsa hüküm bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da kaldırılarak karar ilgili sistemlere bildirilir.

Etkin pişmanlık için yalnızca çekin anapara tutarının ödenmesi yeterli değildir; kanunda belirtilen başlangıç tarihinden tam ödeme gününe kadar işlemiş ticari temerrüt faizi de ödenmelidir. Uygulanacak faiz oranı ödeme dönemindeki mevzuata göre belirlenir. Banka veya hesap bakiyesinden daha önce tahsil edilen miktarlar karşılıksız kalan tutarın hesabında dikkate alınır.

TTK m. 783/3’teki yüzde on çek tazminatı, Çek Kanunu m. 6’daki etkin pişmanlık ödemesinin açık bir unsuru değildir. Bu tazminatın ve kanıtlanan diğer zararların özel hukuk bakımından talep edilip edilemeyeceği ayrı değerlendirilir. Ceza dosyasının etkin pişmanlık nedeniyle düşmesi, hamilin bütün özel hukuk taleplerinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.

Şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde de dava düşer veya kesinleşmiş hüküm bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılır. Vazgeçmenin çek bedelinin ödenmesi karşılığında yapılması zorunlu değildir. Bu nedenle ödeme protokolü hazırlanıyorsa çek bedeli, faiz, çek tazminatı, takip giderleri, vekâlet ücreti, şikâyetten vazgeçme zamanı ve devam eden icra dosyasının durumu açıkça düzenlenmelidir.

Temel İlişkiye Dayanan Savunmalar

Çekin satış, hizmet, kira, eser veya başka bir sözleşme nedeniyle verilmiş olması, kambiyo taahhüdünün temel ilişkiden ayrı değerlendirilmesine engel değildir. TTK m. 687 ve m. 818 uyarınca çek borçlusu, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle arasındaki kişisel ilişkiye dayanan savunmaları iyiniyetli hamile karşı kural olarak ileri süremez. Hamil çeki iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmişse kişisel savunmalar ona karşı da ileri sürülebilir.

Malın teslim edilmediği, sözleşmenin feshedildiği, çekin teminat amacıyla verildiği, temel borcun ödendiği veya hatır çeki bulunduğu yönündeki iddialar doğrudan taraflar arasında önem taşır. Çek ciro edilmişse mevcut hamilin iktisap biçimi, çekin hangi tarihte devredildiği, ciro zinciri ve hamilin bilgisi araştırılır. “Hatır çeki” ifadesi tek başına kambiyo sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İcra mahkemesi kambiyo takibine ilişkin sınırlı inceleme yapar. Temel ilişki hakkında kapsamlı delil toplanması gereken uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, tüketici mahkemesi veya temel ilişkinin niteliğine göre başka bir görevli mahkemede menfi tespit, istirdat ya da alacak davası açılması gerekebilir. Menfi tespit davasının açılması, ödeme emrine karşı beş günlük itiraz ve şikâyet sürelerini durdurmaz; takipten sonra açılan dava da kural olarak icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

Hukuk Davalarında Görev, Yetki ve Arabuluculuk

Çekten doğan kambiyo hakkına, çekin iptaline veya TTK’daki çek hükümlerine doğrudan dayanan uyuşmazlıklar kural olarak ticari davadır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Bununla birlikte uyuşmazlık temel satış, hizmet, tüketici veya başka bir sözleşmeden kaynaklanıyorsa görevli mahkeme yalnızca çekin varlığına bakılarak belirlenmez. Talebin kambiyo hakkına mı, yoksa temel ilişkiye mi dayandığı tespit edilmelidir.

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davaları ile ticari nitelikteki itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında TTK m. 5/A uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması kural olarak dava şartıdır. Buna karşılık kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılması veya karşılıksız çek nedeniyle ceza şikâyetinde bulunulması dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

Yetki bakımından da icra takibi, ceza şikâyeti ve hukuk davası birbirinden ayrılır. Kambiyo takibinde ödeme yeri, borçlunun yerleşim yeri ve takip edilen kişinin çek üzerindeki sıfatı; ceza şikâyetinde Çek Kanunu m. 5/1’deki seçimlik yerler; hukuk davasında ise HMK, İİK m. 72 ve varsa özel kanun hükümleri dikkate alınır. Aynı çek nedeniyle yürütülen farklı süreçlerin aynı yerde açılması zorunlu değildir.

Çek Hamili İçin Uygulama Sırası

Karşılıksız çekle karşılaşan hamilin süreci aşağıdaki sıra içinde yürütmesi hak kaybı riskini azaltır:

  1. Çekin zorunlu unsurları, ciro zinciri, düzenleme tarihi, ödeme yeri ve ibraz süresi kontrol edilmelidir.
  2. Çek süresi içinde bankaya ibraz edilmeli; ibraz tarihi, hesap durumu, bankanın ödediği tutar ve karşılıksız kalan miktar çek üzerinde açıkça gösterilmelidir.
  3. Kısmi ödeme veya banka sorumluluk tutarı tahsil edilmişse onaylı çek örneği alınmalı ve yapılan tahsilat belgelendirilmelidir.
  4. Düzenleyen, ciranta ve avalistlerin hukuki sorumluluğu ile şirket çeklerinde karşılığı bulundurmakla yükümlü kişi ayrı ayrı belirlenmelidir.
  5. Üç aylık ceza şikâyeti süresi ile üç yıllık kambiyo zamanaşımı birbirinden bağımsız takip edilmelidir.
  6. Kambiyo takibi, ceza şikâyeti, ihtiyati haciz, temel ilişkiye dayalı dava ve sulh seçenekleri tahsil kabiliyeti gözetilerek birlikte planlanmalıdır.

Çek teslim alınırken yapılacak inceleme de en az karşılıksızlık sonrasındaki işlemler kadar önemlidir. Karekod kayıtları, çek hesabı sahibinin ticaret sicili bilgileri, imza yetkisi, ciro zinciri ve çek yaprağının baskı tarihi kontrol edilmeden yalnızca çekin nominal bedeline güvenilmesi önemli bir ticari risk oluşturur.

Sonuç

Karşılıksız çek, tek bir başvuru yolu üzerinden çözülen basit bir alacak uyuşmazlığı değildir. Çekin geçerliliği, ileri düzenleme tarihi, ibraz süresi, bankanın yaptığı kayıt, kısmi ödeme, ciro zinciri, çek borçlularının sıfatı ve şirket içindeki görev dağılımı, hem tahsil sürecini hem de ceza sorumluluğunu doğrudan etkiler.

Hamil bakımından en önemli risk, ceza şikâyetinin alacağı tahsil edeceği düşüncesiyle kambiyo takibinin ve zamanaşımının ihmal edilmesidir. Şikâyet süresi kural olarak öğrenmeden itibaren üç ay; çekten doğan başvuru haklarının zamanaşımı ise ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıldır. Ceza şikâyeti, özel hukuk zamanaşımını kendiliğinden kesmez.

Borçlu bakımından ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş günlük itiraz ve şikâyet süresi belirleyicidir. Çekin geçersizliği, imza inkârı, yetkisiz temsil, ödeme, zamanaşımı veya temel ilişkiye dayanan savunmaların hangi mercide ileri sürüleceği doğru belirlenmelidir. Menfi tespit davası veya suç duyurusu, kambiyo takibine özgü kısa sürelerin yerine geçmez.

Karşılıksız çek dosyasında sonuç alınabilmesi için icra, ticaret ve ceza hukuku boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Sürecin yalnızca çek üzerindeki kaşeye bakılarak yürütülmesi; yanlış kişiye şikâyet yöneltilmesine, alacak kalemlerinin hatalı hesaplanmasına veya kanuni sürelerin geçirilmesine neden olabilir.


Sıkça Sorulan Sorular

Karşılıksız çek şikâyeti hangi sürede yapılır?

Şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Çeki bankaya ibraz eden hamil bakımından öğrenme tarihi çoğu durumda karşılıksızdır işleminin yapıldığı gündür. Başvuru, Çek Kanunu m. 5/1’de belirtilen yetkili icra ceza mahkemelerinden birine yapılır.

Banka karşılıksız çek için 2026 yılında ne kadar öder?

30 Ocak 2026’dan itibaren yeni tebliğ rejimine tabi çek yapraklarında banka sorumluluk tutarı 16.350 TL’dir. Önceki tebliğlere göre bastırılmış çek yapraklarında geçiş hükmü uyarınca tutar 14.200 TL’dir. Çek bedeli daha düşükse bankanın ödemesi çek bedelini aşamaz. Çekin baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde bankanın bu özel sorumluluğu sona erer.

İleri tarihli çek, üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz edilebilir mi?

31 Aralık 2028’e kadar çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödeme amacıyla bankaya ibrazı geçersizdir. Geçerli ibraz, çek üzerinde yazılı tarih esas alınarak yapılmalıdır. Bu tarihten önceki başvuru, karşılıksızdır işlemi, kambiyo takibi ve ceza şikâyeti için aranan kanuni ibrazın yerine geçmez.

Karşılıksız çek doğrudan hapis cezası doğurur mu?

Kanunda ilk yaptırım, her çek için bin beş yüz güne kadar adli para cezasıdır. Hükmedilecek tutar çekin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Adli para cezası ödenmezse kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçeneği uygulanmadan doğrudan hapse çevirme gündeme gelir. Bu nedenle hapis, çek borcunun doğrudan yaptırımı değil, kesinleşen adli para cezasının ödenmemesinin sonucudur.

Şirket çeki karşılıksız çıktığında kim cezalandırılır?

Adli para cezası şirkete değil, çek karşılığını hesapta bulundurmakla yükümlü gerçek kişiye verilir. Tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesi; böyle bir görevlendirme yoksa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler sorumluluk kapsamında değerlendirilir. Çeki fiilen imzalayan kişi ile ceza sorumlusu her dosyada aynı olmayabilir.

Ciranta veya avalist karşılıksız çek nedeniyle ceza alır mı?

Ciranta ve avalist çek bedelinden kambiyo hukuku bakımından müteselsilen sorumlu olabilir; ancak yalnızca bu sıfatları nedeniyle karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun faili sayılmaz. Ceza sorumluluğu, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü gerçek kişiye yöneliktir.

Karşılıksız çekin tahsili, kambiyo takibi, ceza şikâyeti veya şirket yetkililerinin sorumluluğu hakkında değerlendirme yapılabilmesi için çekin aslı, banka ibraz kaydı, ciro zinciri, ödeme belgeleri ve ticaret sicili kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekir. Hak kaybı yaşanmadan uygun hukuki sürecin belirlenmesi için iletişim sayfamız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir