Şirketler için hukuk danışmanlığı; ticari faaliyetin kuruluşundan günlük işleyişine, sözleşmelerden çalışan ilişkilerine, alacakların tahsilinden mevzuata uyuma kadar uzanan sürekli bir hukuki risk yönetimidir. Bu hizmet yalnızca açılmış davaların takibini değil, şirket adına alınacak kararların ve yapılacak işlemlerin hukuki sonuçlarının işlemden önce değerlendirilmesini de kapsar.
Uygulamada hukuk hizmetine çoğu zaman sözleşme ihlal edildikten, alacak ödenmedikten, çalışanla uyuşmazlık çıktıktan veya idari yaptırım uygulandıktan sonra başvurulur. Oysa bu aşamada avukatın görevi çoğunlukla doğmuş zararı sınırlamak ve uyuşmazlığı yönetmektir. Sürekli danışmanlığın asıl değeri, karar ve belge düzenini uyuşmazlık çıkmadan önce kurmasında ortaya çıkar.
Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 uyarınca tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadır. Bu ölçü; sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, yetkili kişilerin belirlenmesi, ticari bildirimlerin süresinde yapılması, çalışan işlemlerinin belgelenmesi, kişisel verilerin korunması ve şirket kayıtlarının düzenli tutulması gibi birçok alanda şirketten profesyonel bir öngörü beklenmesi anlamına gelir.
Bu yazıda şirketler için hukuk danışmanlığının hukuki niteliği, hizmet kapsamı, zorunlu sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü, sözleşme ve alacak yönetimi, iş hukuku, şirketler hukuku, kişisel verilerin korunması, rekabet hukuku, uyuşmazlık yönetimi ve danışmanlık ilişkisinin nasıl kurulması gerektiği birlikte ele alınmaktadır.
- Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığının Hukuki Niteliği
- Önleyici Hukuk Hizmeti ile Uyuşmazlık Yönetimi Ayrımı
- Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığının Kapsamı
- Şirket Yapısı ve Kurumsal Karar Süreçleri
- Temsil ve İmza Yetkisinin Yönetimi
- Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve İncelenmesi
- Ticari Bildirimler, Belge Düzeni ve İspat Yönetimi
- İş Hukuku ve İnsan Kaynakları Süreçleri
- Ticari Alacakların Korunması ve Tahsili
- Kişisel Verilerin Korunması ve Bilgi Güvenliği
- Rekabet Hukuku ve Sektörel Uyum
- Fikrî Mülkiyet ve Dijital Varlıkların Korunması
- Uyuşmazlık, Dava, Tahkim ve İcra Stratejisi
- Şirket Birleşmeleri, Yatırım ve Hukuki İnceleme
- İdari ve Cezai Risklerin Yönetimi
- Zorunlu Sözleşmeli Avukat Bulundurma Yükümlülüğü
- Sürekli Danışmanlık, Şirket İçi Avukat ve Proje Bazlı Hizmet
- Şirket Hukuk Danışmanlığı Sözleşmesinin Yapılandırılması
- Hukuki Durum Tespiti ve İlk Dönem Çalışma Planı
- Şirket İçinde Hukuki İş Akışının Kurulması
- Hukuk Danışmanlığı İhtiyacını Gösteren Başlıca İşaretler
- Şirket Hukuk Danışmanı Seçiminde Değerlendirme Ölçütleri
- Sonuç
- Sıkça Sorulan Sorular
Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığının Hukuki Niteliği
Hukuk danışmanlığı, ticari kararın avukat tarafından verilmesi anlamına gelmez. Yatırım yapmak, fiyat belirlemek, kredi kullanmak, personel sayısını artırmak veya bir pazardan çekilmek şirket yönetiminin ticari kararlarıdır. Avukatın görevi; kararın hukuki seçeneklerini, zorunlu usulleri, sorumluluk ihtimallerini ve uygulanabilir güvence yöntemlerini ortaya koymaktır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35, hukuki konularda görüş bildirme, hakları koruyucu belgeleri düzenleme ve yargı mercileri ile icra daireleri nezdinde takip yetkisini avukatlık mesleğiyle ilişkilendirmiştir. Bu nedenle şirket danışmanlığı, yalnızca genel işletme tavsiyesi veren bir kurumsal danışmanlık hizmeti değildir. Hizmetin merkezinde somut hukuki değerlendirme, mesleki bağımsızlık ve avukatın sır saklama yükümlülüğü bulunur.
Danışmanlık sözleşmesinin tarafı şirket ise avukatın müvekkili de kural olarak şirket tüzel kişiliğidir. Şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi veya müdür ile şirketin menfaatleri her zaman örtüşmez. Ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığında ya da yöneticiye karşı şirketin sorumluluk iddiası doğduğunda menfaat çatışması ayrıca değerlendirilmelidir. Şirket adına danışmanlık verilmesi, bütün ortakların ve yöneticilerin kişisel avukatlığının da üstlenildiği anlamına gelmez.
Önleyici Hukuk Hizmeti ile Uyuşmazlık Yönetimi Ayrımı
Önleyici hukuk hizmetinde amaç, işlemin hukuken geçerli, ispatlanabilir ve şirketin risk iştahıyla uyumlu biçimde kurulmasıdır. Sözleşme imzalanmadan önce yapılan inceleme, temsil yetkisinin doğrulanması, teminat alınması, teslim ve kabul sürecinin belgelenmesi, çalışan işlemlerinin doğru usulle yürütülmesi ve yasal sürelerin izlenmesi bu kapsamdadır.
Uyuşmazlık yönetimi ise ihtar, müzakere, arabuluculuk, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, dava, tahkim ve icra takibi gibi yolları içerir. Burada hedef her uyuşmazlığı dava konusu yapmak değildir. Delil durumu, tahsil kabiliyeti, yargılama maliyeti, süre, ticari ilişkinin devam edip etmeyeceği ve kararın icra edilebilirliği birlikte değerlendirilir.
Hukuk danışmanlığı, şirketi bütün uyuşmazlıklardan veya yaptırımlardan koruyacağı yönünde bir sonuç taahhüdü içermez. Ancak riskin zamanında tespit edilmesini, şirketin ispat gücünün korunmasını ve kararların bilinçli biçimde alınmasını sağlar. Hukuki risk yönetimi ile riskin tamamen ortadan kaldırılması aynı şey değildir.
Şirketler İçin Hukuk Danışmanlığının Kapsamı
Danışmanlığın kapsamı şirketin türüne, faaliyet alanına, çalışan sayısına, sözleşme hacmine, yurt dışı işlemlerine ve tabi olduğu özel mevzuata göre belirlenir. Her şirkete aynı sözleşme şablonlarının veya aynı uyum paketinin uygulanması sağlıklı bir yöntem değildir.
Şirket Yapısı ve Kurumsal Karar Süreçleri
Anonim ve limited şirketlerde esas sözleşme, ortaklık yapısı, pay devirleri, sermaye işlemleri, yönetim ve temsil düzeni, genel kurul kararları, müdürler veya yönetim kurulu kararları ile ticaret sicili işlemleri şirket danışmanlığının temel alanlarıdır. Bu süreçlerde yalnızca karar metninin hazırlanması yeterli değildir. Kararı almaya yetkili organ, toplantı ve karar nisabı, çağrı usulü, gündem, imza, tescil ve ilan gereklilikleri birlikte kontrol edilmelidir.
Anonim şirketin kuruluş aşamasındaki sermaye, belge ve tescil gereklilikleri hakkında ayrıntılı bilgi için Anonim Şirket Kuruluşu: Sermaye, Belgeler ve Tescil Süreci yazımızı inceleyebilirsiniz.
Anonim şirketlerde TTK m. 367 yönetimin devrini, m. 370 ve m. 371 temsil yetkisini, m. 375 ise yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerini düzenler. Limited şirketlerde yönetim ve temsil TTK m. 623, müdürlerin devredilemez görevleri m. 625 ve temsil yetkisinin kapsamı m. 629 çerçevesinde değerlendirilir. Bir işlemin genel kurul tarafından onaylanmış olması, yönetim organının kanundan doğan bütün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Nitekim TTK m. 625/2, genel kurul onayının müdürlerin sorumluluğunu kaldırmayacağını veya sınırlandırmayacağını açıkça belirtir.
Şirket yöneticilerinin sorumluluğu yalnızca şirketin uğradığı doğrudan zararla sınırlı bir konu değildir. TTK m. 553 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettiklerinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı sorumlulukla karşılaşabilir. Limited şirketlerde bu sorumluluk hükümleri TTK m. 644 atfıyla uygulanır. Bu nedenle kararların gerekçeli alınması, karşı oyların tutanağa geçirilmesi, görev dağılımının yazılı olması ve kararın dayandığı finansal ya da teknik raporların dosyada saklanması yalnızca kurumsal düzen meselesi değildir.
Birleşme, bölünme, tür değiştirme, pay devri, yatırım alma, ortaklar sözleşmesi, imtiyaz, kâr dağıtımı ve şirketten çıkma ya da çıkarılma işlemleri de ayrı hukuki inceleme gerektirir. Bu işlemlerde şirket esas sözleşmesi ile pay sahipleri sözleşmesinin birbirinden farklı etkileri bulunduğu unutulmamalıdır. Taraflar arasındaki özel sözleşme, ticaret siciline tescil edilmesi gereken bir kurumsal düzenlemenin yerini her durumda tutmaz.
Güncel sermaye yapısı da düzenli olarak kontrol edilmelidir. TTK Geçici m. 15 uyarınca sermayesi kanuni asgari tutarın altında kalan anonim ve limited şirketlerin sermayelerini 31 Aralık 2026 tarihine kadar sırasıyla en az 250.000 TL ve 50.000 TL’ye yükseltmeleri gerekir. Süresinde uyum sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılır. Ticaret Bakanlığının bu süreyi birer yıl olmak üzere en fazla iki defa uzatma yetkisi bulunduğundan, işlem tarihindeki güncel durum ayrıca kontrol edilmelidir.
Temsil ve İmza Yetkisinin Yönetimi
Şirket adına sözleşme imzalayan kişinin görev unvanı tek başına temsil yetkisini göstermez. Ticaret sicili kayıtları, temsil şekli, müşterek veya münferit imza düzeni, yetkinin şube ya da merkezle sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı ve varsa iç yönerge birlikte incelenmelidir.
TTK m. 371 uyarınca temsil yetkisine getirilen her iç sınırlama iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak temsil yetkisinin yalnız merkezin veya bir şubenin işlerine özgülenmesine ya da birlikte kullanılmasına ilişkin tescil ve ilan edilmiş sınırlamalar geçerlidir. Şirket içinde belirli tutarın üzerindeki işlemler için yönetim kurulu onayı aranması, bu sınırı bilmeyen iyiniyetli üçüncü kişiye karşı şirketi her durumda korumaz. İç onay matrisi bu nedenle ticaret sicilindeki temsil düzeniyle uyumlu kurulmalıdır.
Yetkisi sona eren kişiler bakımından ticaret sicili, banka, elektronik imza, KEP, UETS, kurumsal e-posta, tedarikçi portalları ve iç sistem erişimleri birlikte güncellenmelidir. Yalnızca görevden alma kararı alınması, eski yöneticinin fiilî erişim ve yetki riskini kendiliğinden sona erdirmez.
Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve İncelenmesi
Şirket hukuk danışmanlığının en yoğun alanlarından biri sözleşme yönetimidir. Satış, tedarik, hizmet, eser, distribütörlük, bayilik, acentelik, franchise, lisans, gizlilik, yazılım, bakım, lojistik, kira ve iş birliği sözleşmelerinin her biri farklı bir risk dağılımı içerir.
Sözleşme incelemesi yalnızca metindeki ifadelerin düzeltilmesinden ibaret değildir. Tarafların kimliği ve temsil yetkisi; sözleşmenin konusu; sipariş, teslim ve kabul sistemi; fiyat, vergi ve ödeme koşulları; temerrüt; ayıp ve garanti; sorumluluk sınırları; üçüncü kişi talepleri; fikrî mülkiyet; kişisel veriler; gizlilik; mücbir sebep; uyarlama; fesih; sözleşme sonrası yükümlülükler; uygulanacak hukuk; yetki ve tahkim kayıtları birbiriyle bağlantılı biçimde ele alınmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu m. 19 sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır. TBK m. 20 ila m. 25, çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere önceden hazırlanan genel işlem koşullarına özel denetim getirir. Bir hükmün standart metinde yer alması veya karşı tarafın bütün hükümleri okuduğunu belirten genel bir kayıt bulunması, o hükmün her durumda geçerli ve uygulanabilir olduğu anlamına gelmez. TBK m. 26 ve m. 27 gereğince sözleşme özgürlüğü; emredici hükümler, kamu düzeni, ahlak, kişilik hakları ve imkânsızlık sınırları içinde kullanılabilir.
İfa etmeme ve eksik ifanın sonuçları TBK m. 112, temerrüt TBK m. 117, aşırı ifa güçlüğü TBK m. 138 ve ceza koşulu TBK m. 179 ila m. 182 kapsamında ayrıca düzenlenir. Tacir sıfatını taşıyan borçlu bakımından TTK m. 22 özel önem taşır. Bu hüküm gereğince tacir, kural olarak ceza koşulunun aşırı olduğu iddiasıyla indirim isteyemez. Bu nedenle şirketin imzaladığı sözleşmedeki ceza koşulu, mahkeme zaten indirir düşüncesiyle kabul edilmemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.09.2021 tarihli, 2017/(19)11-943 E., 2021/984 K. sayılı kararında; ceza koşulunun tacir borçlunun ekonomik yıkımına neden olacak derecede ağır olması hâlinde, mali durum ve ticari kayıtlar incelenerek tamamen veya kısmen geçersizlik değerlendirmesi yapılabileceği kabul edilmiştir. Ancak bu istisna, tacirin her yüksek ceza koşulundan kurtulabileceği anlamına gelmez. Sözleşme imzalanmadan önce edim ile yaptırım arasında ölçülü ve uygulanabilir bir denge kurulması gerekir.
Hazır bir sözleşme şablonunun farklı bir ticari ilişkiye uyarlanması da ayrıca risklidir. Teslimle mülkiyetin geçtiği bir satış ilişkisi ile sonuç taahhüdü içeren eser sözleşmesi aynı hükümlerle yönetilemez. Benzer şekilde yurt dışından alınan bir yazılım hizmetinde veri aktarımı, lisans kapsamı, hizmet seviyesi ve yabancı hukuk kaydı; sıradan bir mal alım sözleşmesinden farklı değerlendirilir.
Ticari Bildirimler, Belge Düzeni ve İspat Yönetimi
Şirketlerin hak kaybı çoğu zaman hakkın hiç doğmamasından değil, bildirimin süresinde yapılmamasından veya işlemin ispatlanamamasından kaynaklanır. Sözleşme, sipariş, teklif, teslim belgesi, hizmet kabul tutanağı, irsaliye, fatura, cari hesap mutabakatı, toplantı tutanağı ve e-posta kayıtları aynı ticari ilişkinin birbirini tamamlayan parçalarıdır.
TTK m. 18/3; tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların noter, taahhütlü mektup, telgraf ya da güvenli elektronik imzalı KEP yoluyla yapılmasını düzenler. Bildirimin sözleşmede belirlenen adrese ve yöntemle yapılması, karşı tarafa ulaştığının ispatlanması ve yetkili kişi tarafından gönderilmesi ayrıca kontrol edilmelidir.
TTK m. 21/2 uyarınca faturayı alan kişi sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse içeriği kabul etmiş sayılır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, sözlü veya elektronik yollarla kurulan sözleşmeleri doğrulayan teyit yazısına sekiz gün içinde itiraz edilmemesine de sonuç bağlar. Buna rağmen itiraz edilmeyen fatura, temel sözleşmenin kurulduğunu ve malın teslim edildiğini ya da hizmetin yerine getirildiğini tek başına her olayda kesin biçimde ispatlamaz. Fatura, teslim ve temel ilişki arasındaki bağın belge düzeniyle kurulması gerekir. Fatura ve cari hesap kaynaklı tahsil süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi için Fatura Alacağının Tahsili yazımızı inceleyebilirsiniz.
TTK m. 64 tacirin ticari defterleri ve işletmeyle ilgili belgeleri düzenli tutma yükümlülüğünü, TTK m. 82 ise sayılan defter ve belgeler bakımından on yıllık saklama süresini düzenler. HMK m. 222 uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi, defterlerin kanuna uygun tutulması ve kayıtların birbirini doğrulaması gibi şartlara bağlıdır. Bu nedenle muhasebe kaydı ile hukuki dosyanın birbirinden kopuk tutulması, uyuşmazlık çıktığında ispat sorununa yol açar.
HMK m. 199; e-posta, elektronik veri, fotoğraf, görüntü ve ses kaydı gibi bilgi taşıyıcılarını belge kavramı içinde kabul eder. Ancak bir verinin belge sayılması ile o verinin tek başına iddiayı ispatlaması aynı şey değildir. Kaydın kaynağı, bütünlüğü, karşı tarafa aidiyeti, hukuka uygun elde edilmesi ve diğer delillerle uyumu ayrıca değerlendirilir. Şirket içinde yalnızca mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen ve kurumsal arşive aktarılmayan onay süreçleri bu nedenle ciddi ispat riski taşır.
Özel hukuk tüzel kişileri 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a kapsamında elektronik tebligat sistemine tabidir. Elektronik tebligat, şirketin UETS adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Mesajın şirket çalışanı tarafından geç açılması kanuni süreyi durdurmaz. UETS ile KEP aynı sistem değildir; UETS resmî tebligatların alınmasına, KEP ise güvenli elektronik imzayla hukuki bildirim ve yazışma yapılmasına hizmet eder. Her iki kanal için yetkili kişi, yedek kontrol ve derhâl yönlendirme düzeni kurulmalıdır.
İş Hukuku ve İnsan Kaynakları Süreçleri
İş hukuku riski yalnızca iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte doğmaz. İşe alım ilanından özlük dosyasına, ücret ve yan haklardan çalışma sürelerine, performans değerlendirmesinden disiplin sürecine kadar bütün çalışan yaşam döngüsü hukuki sonuç üretir.
İş Kanunu m. 8, bir yıl ve daha uzun süreli iş sözleşmelerinin yazılı yapılmasını zorunlu tutar; yazılı sözleşme bulunmayan hâllerde de işçiye çalışma koşullarını gösteren belgenin verilmesini öngörür. Belirli süreli sözleşme, uzaktan çalışma, kısmi süreli çalışma, deneme süresi, rekabet yasağı, gizlilik ve fikrî ürünlere ilişkin hükümler işin gerçek niteliğiyle uyumlu hazırlanmalıdır. Sözleşmeye “belirli süreli” yazılması, objektif neden bulunmayan bir ilişkiyi tek başına belirli süreli hâle getirmez.
Çalışma koşullarında esaslı değişiklik İş Kanunu m. 22’deki yazılı bildirim ve kabul sürecine tabidir. İşverenin yönetim hakkı, ücretin düşürülmesi, görev yerinin değiştirilmesi veya çalışanın statüsünün ağırlaştırılması konusunda sınırsız değildir. Personel yönetmeliği, yan hak politikası ve yerleşmiş işyeri uygulamaları da çalışma koşulunun parçası olabilir.
Fesih işlemlerinde olayın niteliği, uygulanacak fesih türü, savunma süreci, hak düşürücü süreler, feshe yetkili kişi ve bildirim metni birlikte değerlendirilmelidir. İş Kanunu m. 18 kapsamındaki geçerli nedenle fesihlerde, m. 19 uyarınca fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve fesih sebebi açık ve kesin şekilde belirtilmelidir. İşçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlere dayanılması hâlinde, m. 25/II kapsamındaki haklı fesih hâlleri saklı olmak üzere, fesih öncesinde savunması alınmalıdır. Haklı nedenle derhâl fesih ile iş güvencesi kapsamındaki geçerli nedenle fesih aynı usule tabi değildir. Genel ifadelerle hazırlanan fesih yazısı, uyuşmazlıkta işverenin dayanabileceği fesih nedenlerini sınırlar.
İş Kanunu m. 75 uyarınca her işçi için özlük dosyası tutulmalı; bu dosyadaki bilgiler hukuka uygun kullanılmalı ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan veriler açıklanmamalıdır. Puantaj, bordro, izin, fazla çalışma onayı, eğitim, ihtar, savunma ve performans kayıtlarının sonradan oluşturulması yerine olay tarihinde düzenlenmesi gerekir. Çalışma süresi ve ispat sorunları hakkında ayrıntılı bilgi için Fazla Mesai Ücreti Alacağı yazımızı inceleyebilirsiniz. İşçilik taleplerinde dava öncesi süreç hakkında ayrıntılı bilgi için İşçilik Alacaklarında Zorunlu Arabuluculuk yazımızı inceleyebilirsiniz.
İş sağlığı ve güvenliği, iş kazası bildirimi, alt işveren ilişkisi, yabancı çalışanlar, teşvikler ve sosyal güvenlik uygulamaları da şirketin faaliyet alanına göre danışmanlık kapsamına alınmalıdır. Hukuk danışmanı bu konularda insan kaynakları, mali müşavir, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimiyle koordineli çalışır; bu uzmanların teknik veya mali görevlerini üstlenmez.
Ticari Alacakların Korunması ve Tahsili
Alacak yönetimi, borç ödenmediğinde icra takibi başlatmaktan önce başlar. Müşteri kabul kriterleri, kredi limiti, vade, ön ödeme, teminat mektubu, kefalet, garanti, rehin, mülkiyeti saklı tutma, sipariş onayı, teslim belgesi ve cari hesap mutabakatı tahsil kabiliyetini doğrudan etkiler.
Alacağın vadesi geldiğinde borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, ihtar gerekip gerekmediği, uygulanacak faiz, sözleşmedeki muacceliyet ve temerrüt hükümleri, karşı tarafın takas veya ayıp iddiaları ile zamanaşımı birlikte incelenmelidir. Tahsil stratejisi belirlenirken borçlunun malvarlığı, diğer takipler, rehinler, konkordato veya iflas riski ve alınabilecek geçici hukuki korumalar göz önünde tutulur.
Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali davası veya belgenin niteliğine göre İİK m. 68 kapsamında itirazın kaldırılması yolu gündeme gelir. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacaklarında İİK m. 257 şartları varsa ihtiyati haciz talep edilebilir. Takip yolu seçilmeden önce alacağın dayanağı, mevcut belgeler ve borçlunun muhtemel savunmaları dosya üzerinden değerlendirilmelidir.
TTK m. 5/A gereğince konusu bir miktar para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuk aşamasına hazırlıksız girilmesi; delillerin, faiz hesabının, teminatların ve sulh sınırının belirlenmemesi nedeniyle şirketin pazarlık gücünü zayıflatabilir. Borcun bulunmadığı iddiası ve icra takibinin etkileri hakkında ayrıntılı bilgi için Menfi Tespit Davası ve İcra Takibinin Durdurulması ve Kesinleşen İcra Takibine Karşı Başvuru Yolları yazımızı inceleyebilirsiniz. Ödeme emrine karşı başvuru süreci hakkında ayrıntılı bilgi için İcra Takibine İtiraz yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kişisel Verilerin Korunması ve Bilgi Güvenliği
Kişisel verilerin korunması, yalnızca internet sitesine aydınlatma metni eklemek veya VERBİS kaydı yapmakla tamamlanan bir süreç değildir. Şirketin hangi veriyi hangi amaç ve hukuki sebeple işlediği, kimlerle paylaştığı, ne kadar süre sakladığı ve sürenin sonunda nasıl imha ettiği fiilî iş akışları üzerinden belirlenmelidir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 5 veri işleme şartlarını, m. 10 aydınlatma yükümlülüğünü, m. 12 veri güvenliği yükümlülüklerini ve m. 16 Veri Sorumluları Sicili’ni düzenler. VERBİS kayıt yükümlülüğünden istisna tutulan bir şirket, KVKK’nın diğer hükümlerinden muaf olmaz. Çalışan, müşteri, tedarikçi, kamera, çağrı kaydı, pazarlama, çerez ve ziyaretçi süreçleri ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Yurt dışındaki sunucuların kullanılması, yabancı grup şirketine veri aktarımı, bulut yazılımı, insan kaynakları platformu veya uluslararası destek hizmeti KVKK m. 9 kapsamında yurt dışına veri aktarımı değerlendirmesi gerektirebilir. Tedarikçi sözleşmelerinde veri işleme rolü, güvenlik önlemleri, alt hizmet sağlayıcılar, ihlal bildirimi, denetim hakkı ve sözleşme sona erdiğinde verilerin iadesi ya da silinmesi düzenlenmelidir.
Veri ihlali veya siber olay gerçekleştiğinde hukuk, bilgi teknolojileri, yönetim ve iletişim ekiplerinin hangi sırayla hareket edeceği önceden belirlenmelidir. Delillerin korunması, sistemin güvenli hâle getirilmesi, ilgili kişilere ve Kurula bildirim gerekliliğinin değerlendirilmesi ile sözleşmesel bildirimlerin yapılması aynı kriz planı içinde yönetilmelidir.
Rekabet Hukuku ve Sektörel Uyum
Rekabet hukuku yalnızca pazarın en büyük şirketlerini ilgilendirmez. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 4 rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve uyumlu eylemleri, m. 6 hâkim durumun kötüye kullanılmasını, m. 7 ise etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran birleşme ve devralmaları düzenler.
Rakiplerle fiyat, müşteri, bölge, kapasite veya teklif bilgisi paylaşılması; dağıtıcıların yeniden satış fiyatına müdahale edilmesi; rekabet etmeme yükümlülüğünün ölçüsüz kurulması; çevrim içi satışların sınırlanması ve ihale süreçlerindeki temaslar rekabet hukuku riski doğurabilir. Şirketin pazar payı düşük olsa bile rakipler arası anlaşma yasağına aykırı davranış gündeme gelebilir. Birleşme ve devralmalarda ise işlem kapanmadan önce bildirim eşiklerinin ve kontrol değişikliğinin incelenmesi gerekir.
Şirketin faaliyet alanına göre tüketici hukuku, elektronik ticaret, ticari reklam, çevre, enerji, sağlık, finans, sigorta, lojistik, ihracat, ithalat veya ruhsat mevzuatı ayrıca uygulanır. Genel bir uyum kontrol listesi, sektörün özel yükümlülüklerinin yerini tutmaz. Danışmanlık kapsamı belirlenirken şirketin fiilen yürüttüğü faaliyet ve kullandığı satış kanalları esas alınmalıdır.
Fikrî Mülkiyet ve Dijital Varlıkların Korunması
Marka, alan adı, yazılım, tasarım, veri tabanı, kurumsal içerik ve ticari sırlar şirket değerinin önemli bir bölümünü oluşturabilir. Bu varlıkların şirket tarafından kullanılması, mülkiyetin veya mali hakların şirkete ait olduğu anlamına her durumda gelmez.
Çalışanlar, ajanslar, yazılım geliştiriciler ve bağımsız yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde meydana getirilen eser ve yazılım üzerindeki hakların kapsamı açıkça düzenlenmelidir. Lisansın süresi, coğrafi alanı, devredilebilirliği, alt lisans, kaynak kod, bakım, açık kaynak bileşenler ve sözleşme sona erdiğinde veri aktarımı ayrıca incelenir. Marka ve alan adı kayıtlarının doğru kişi adına yapılması, yenileme tarihlerinin izlenmesi ve şirketten ayrılan çalışanlarda erişimlerin kapatılması gerekir.
Uyuşmazlık, Dava, Tahkim ve İcra Stratejisi
Uyuşmazlık ortaya çıktığında ilk adım, olayın hukuki niteliğini ve hedefi belirlemektir. Şirketin amacı alacağı tahsil etmek, sözleşmeyi sürdürmek, haksız kullanımı durdurmak, delili korumak veya ticari ilişkiyi kontrollü biçimde sona erdirmek olabilir. Seçilecek yol bu hedefe göre değişir.
Dava veya takip öncesinde görev, yetki, tahkim şartı, arabuluculuk dava şartı, zamanaşımı, hak düşürücü süre, tebligat, ispat yükü, karşı dava ihtimali, geçici hukuki koruma ve kararın icrası değerlendirilmelidir. Haklı olmak ile talebi süresinde ve yeterli delille ispatlayabilmek aynı şey değildir.
Devam eden dosyalar bakımından şirket içinde tek bir dosya sahibi belirlenmesi, bilgi ve belge taleplerinin takvime bağlanması, tanık ve teknik uzmanlarla erken iletişim kurulması ve yönetimin düzenli raporlanması gerekir. Sulh yetkisi de uyuşmazlık başlamadan önce açıkça belirlenmelidir. Yetkisiz bir çalışanın yaptığı kabul, ödeme planı veya borç ikrarı şirketin savunma alanını daraltabilir.
Şirket Birleşmeleri, Yatırım ve Hukuki İnceleme
Pay devri, şirket satın alma, yatırım alma ve ortak girişimlerde yalnızca şirketin bilançosuna bakılması yeterli değildir. Hukuki inceleme; pay sahipliği, yönetim ve temsil, önemli sözleşmeler, teminatlar, dava ve takipler, çalışanlar, kişisel veriler, fikrî mülkiyet, taşınmazlar, ruhsatlar, kamu borçları ve kontrol değişikliğine bağlanan sözleşme hükümleri kapsamalıdır.
İnceleme sonucunda tespit edilen riskler işlemin mutlaka terk edilmesini gerektirmez. Tespit edilen riskler; bedel ayarlaması, kapanış şartı, özel tazmin yükümlülüğü, teminat veya emanet hesabı gibi sözleşmesel araçlarla taraflar arasında paylaştırılabilir. Burada amaç, bilinmeyen riskin ölçülebilir ve sözleşmeyle paylaştırılabilir hâle getirilmesidir.
İdari ve Cezai Risklerin Yönetimi
Şirket faaliyetleri idari para cezası, ruhsatın askıya alınması, faaliyet sınırlaması, ürün toplatma, veri ihlali incelemesi, rekabet soruşturması veya iş sağlığı ve güvenliği denetimi gibi sonuçlar doğurabilir. Bu süreçlerde ilk savunmadan önce olayın teknik ve hukuki kaydının korunması gerekir.
Türk Ceza Kanunu m. 20/2 gereğince tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanmaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır. Şirket yöneticileri ve çalışanlarının kişisel ceza sorumluluğu ise fiil, görev, yetki, kast veya taksir durumuna göre ayrıca değerlendirilir. Şirket içi görev dağılımı, kanundan doğan kişisel sorumluluğu yalnızca unvan değişikliğiyle ortadan kaldırmaz.
İç soruşturma yapılması gereken durumlarda incelemenin kapsamı, görüşmelerin kaydı, kişisel veriler, çalışan hakları, delillerin korunması ve yetkili makamlara yapılacak bildirimler önceden planlanmalıdır. Disiplin soruşturması ile ceza soruşturması aynı usule tabi değildir.
Zorunlu Sözleşmeli Avukat Bulundurma Yükümlülüğü
Her şirketin sözleşmeli avukat bulundurması zorunlu değildir. Avukatlık Kanunu m. 35/3 uyarınca Türk Ticaret Kanunu m. 332’de öngörülen asgari esas sermaye tutarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır.
Anonim şirketler için TTK m. 332’deki asgari esas sermaye tutarı 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren 250.000 TL olarak uygulandığından, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla zorunluluk eşiği 1.250.000 TL’dir. Esas sermayesi bu tutara ulaşan anonim şirketin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü doğar.
Limited şirketler bakımından yalnızca sermaye tutarına veya çalışan sayısına bağlı genel bir sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu yoktur. Bununla birlikte özel mevzuat, ruhsat şartları, grup şirketi politikaları veya sözleşmesel yükümlülükler nedeniyle hukuki organizasyon kurulması gerekebilir.
Zorunluluğa aykırı davranan kuruluşlara, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için kanunda belirtilen ölçü üzerinden Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilir. Bu yaptırım aylık olarak doğduğundan, yükümlülüğün sonradan yerine getirilmesi önceki aylar bakımından doğmuş riski her durumda ortadan kaldırmaz.
Zorunlu avukat bulundurma ile etkin şirket danışmanlığı aynı konu değildir. Şeklen bir ücret sözleşmesi imzalanması, şirketin sözleşme, çalışan, veri, alacak ve kurumsal karar süreçlerinin gerçekten yönetildiğini göstermez. Danışmanlığın kapsamı, belge akışı ve sorumlu kişiler ayrıca yapılandırılmalıdır.
Sürekli Danışmanlık, Şirket İçi Avukat ve Proje Bazlı Hizmet
Sürekli Dış Hukuk Danışmanlığı
Sürekli dış danışmanlık, özellikle kendi hukuk birimi bulunmayan küçük ve orta ölçekli şirketler için uygulanabilir bir modeldir. Şirket belirlenmiş bir irtibat kişisi üzerinden günlük sorularını iletir; sözleşmeler, çalışan işlemleri, alacaklar ve kurumsal kararlar aynı hukuk ekibi tarafından izlenir.
Bu modelde avukat şirketin operasyonunu zaman içinde tanır. Ancak verimli çalışması için belge ve bilgi akışının düzenli olması gerekir. Sözleşmenin imzalanmasına birkaç saat kala yalnızca onay istenmesi, hukuki incelemeyi biçimsel hâle getirir.
Şirket İçi Hukuk Birimi
İşlem hacmi yüksek, çok sayıda çalışanı veya yoğun düzenleyici yükümlülüğü bulunan şirketlerde şirket içi hukuk birimi hızlı erişim ve kurumsal hafıza sağlar. Buna karşılık uzmanlık gerektiren dava, rekabet, birleşme ve devralma, ceza, vergi veya fikrî mülkiyet işleri için dışarıdan destek alınması gerekebilir.
Şirket içi avukatın yönetime yakın çalışması önemlidir; fakat mesleki bağımsızlığı ve hukuki riskleri açıkça raporlama görevi korunmalıdır. Hukuk biriminin yalnızca yönetimin verdiği metinleri son aşamada imzalayan bir kontrol noktası hâline getirilmesi, danışmanlığın önleyici işlevini zayıflatır.
Karma Model
Büyüyen şirketler için çoğu zaman en işlevsel yapı, şirket içinde hukuk işlerinden sorumlu bir kişi veya ekip ile dış hukuk danışmanının birlikte çalıştığı karma modeldir. Günlük belge akışı içeride yönetilir; önemli sözleşmeler, uyuşmazlıklar, incelemeler ve uzmanlık gerektiren konular dış danışmanla birlikte yürütülür.
Proje Bazlı Hukuki Hizmet
Bir şirket satın alma, yatırım turu, yeniden yapılandırma, toplu işten çıkarma, kişisel veri uyum projesi veya önemli bir sözleşme müzakeresi için süreli ve proje bazlı hizmet alınabilir. Proje sona erdiğinde devam eden yükümlülüklerin kimin tarafından izleneceği açıkça belirlenmelidir.
Şirket Hukuk Danışmanlığı Sözleşmesinin Yapılandırılması
Sürekli danışmanlık ilişkisinin yazılı sözleşmeyle kurulması, tarafların beklentilerini ve hizmet sınırlarını belirler. Sözleşmede danışmanlığın hangi şirket veya grup şirketleri için verileceği, hizmet kapsamı, kapsam dışı işler, iletişim yetkilileri, olağan ve acil işlerin yanıt süreleri, toplantı düzeni, raporlama, ücret, giderler, dava ve icra dosyalarının durumu, sözleşmenin süresi ve sona erme usulü düzenlenmelidir.
Aylık danışmanlık ücretine dava, icra takibi, duruşma, şehir dışı işlem, kapsamlı hukuki inceleme veya birleşme ve devralma projesinin dâhil olup olmadığı açıkça yazılmalıdır. “Şirketin bütün hukuki işleri” gibi sınırsız bir ifade, hem hizmet planlamasını hem ücret uyuşmazlıklarını zorlaştırır. Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi sınırları içinde belirlenir.
Şirket adına kimlerin talimat verebileceği ayrıca belirlenmelidir. Her çalışanın doğrudan talimat verebilmesi, çelişkili işler ve yetkisiz bilgi paylaşımı doğurabilir. Bununla birlikte yalnızca tek kişiye bağlı sistem de o kişinin izinde veya görevden ayrıldığı dönemde işlemleri durdurur. Asıl ve yedek irtibat kişileri ile acil durum kanalı oluşturulmalıdır.
Avukatlık Kanunu m. 36 kapsamında avukatın mesleki faaliyeti sırasında öğrendiği bilgiler sır saklama yükümlülüğü altındadır. Şirket de avukata ileteceği bilgi ve belgelerin kapsamını, erişim yetkilerini ve güvenli aktarım yöntemini düzenlemelidir. Gizlilik, avukatın menfaat çatışması kurallarını veya kanundan doğan yükümlülüklerini bertaraf etmez.
Sözleşmenin sona ermesi hâlinde açık dosyaların durumu, yaklaşan süreler, asıl belgelerin teslimi, dijital erişimlerin kapatılması ve yeni vekile devir planı belirlenmelidir. Danışman değişikliği sırasında oluşan bilgi boşluğu, özellikle dava ve tebligat sürelerinde doğrudan hak kaybına neden olabilir.
Hukuki Durum Tespiti ve İlk Dönem Çalışma Planı
Sürekli danışmanlık başlatıldığında ilk iş yalnızca yeni sözleşmeleri incelemek olmamalıdır. Şirketin mevcut hukuki durumunu gösteren sınırlı ve hedefli bir başlangıç incelemesi yapılmalıdır. İncelemenin kapsamı şirketin büyüklüğüne göre değişse de kurumsal belgeler, önemli sözleşmeler, çalışan süreçleri, alacaklar, devam eden uyuşmazlıklar, kişisel veri işleme faaliyetleri, fikrî varlıklar, ruhsatlar ve tebligat kanalları temel başlıklardır.
Başlangıç dosyasında kural olarak şu belgeler toplanır:
- Güncel ticaret sicili kayıtları, esas sözleşme, pay defteri, imza ve temsil belgeleri ile önemli organ kararları,
- Aktif müşteri, tedarikçi, kira, kredi, teminat, lisans ve hizmet sözleşmeleri,
- Çalışan sözleşmeleri, özlük dosyası şablonları, personel politikaları ve devam eden çalışan uyuşmazlıkları,
- Vadesi geçmiş alacak listesi, teminatlar, cari hesap mutabakatları ve devam eden icra dosyaları,
- Dava, arabuluculuk, idari inceleme, ihtar ve resmî tebligat listesi,
- Kişisel veri envanteri, aydınlatma metinleri, açık rıza süreçleri, tedarikçi veri hükümleri ve saklama-imha düzeni,
- Marka, alan adı, yazılım, lisans, ruhsat ve izin kayıtları.
Tespit edilen her eksikliğe aynı öncelik verilmemelidir. Yaklaşan hak düşürücü süre, yetkisiz imza, borca batıklık belirtisi, açık veri ihlali, süresi geçmiş ruhsat veya yüksek tutarlı teminatsız alacak önce ele alınır. Ardından sözleşme şablonları, politika metinleri ve periyodik kurumsal işler planlanır.
İlk dönem çalışmasının somut çıktısı, yalnızca uzun bir hukuki görüş olmamalıdır. Sorumlu kişi, yapılacak işlem, son tarih ve risk seviyesi gösterilen uygulanabilir bir yol haritası hazırlanmalıdır. Hukuki tespit, operasyon içinde karşılığı bulunan bir göreve dönüştürülmediğinde dosyada kalır.
Şirket İçinde Hukuki İş Akışının Kurulması
Danışmanlığın verimli olması için hangi işlemlerin imzadan önce hukuk kontrolüne gireceği belirlenmelidir. Belirli tutarın üzerindeki sözleşmeler, standart metinden sapmalar, yabancı hukuk veya tahkim kayıtları, kişisel veri aktarımı, uzun süreli münhasırlık, yüksek ceza koşulu, teminat verme ve fikrî hak devri zorunlu kontrol alanı olarak tanımlanabilir.
Sözleşme talebi, karşı tarafın metni, ticari beklenti ve tamamlanma tarihi tek kanaldan iletilmelidir. Avukatın yalnızca taslak metni görmesi yeterli değildir; şirketin kabul ettiği ticari şartları ve pazarlık sınırını da bilmesi gerekir. Hukuki inceleme, ticari şartların yerine geçmez fakat bu şartların sonuçlarını görünür hâle getirir.
Aktif sözleşmeler için başlangıç, yenileme, fesih bildirimi, fiyat güncellemesi, teminat süresi ve lisans yenileme tarihlerini içeren merkezi bir takvim tutulmalıdır. Aynı yöntem dava, icra, ruhsat, marka ve UETS sürelerinde de kullanılmalıdır. Kritik sürelerin yalnızca ilgili çalışanın kişisel takviminde bulunması kurumsal risk yaratır.
Yönetim raporlaması da yalnızca açılan ve kapanan dava sayısından ibaret olmamalıdır. Vadesi geçmiş alacaklar, yüksek riskli sözleşmeler, yaklaşan bildirimler, çalışan uyuşmazlıkları, mevzuat değişiklikleri ve tamamlanmamış uyum işleri düzenli rapora bağlanmalıdır.
Hukuk Danışmanlığı İhtiyacını Gösteren Başlıca İşaretler
Şirket içinde aşağıdaki durumların bulunması, hukuki süreçlerin sistemli biçimde ele alınması gerektiğini gösterir:
- Sözleşmelerin imzalandıktan sonra hukuk incelemesine gönderilmesi,
- Satış ve tedarik işlemlerinin yalnızca teklif, fatura veya mesajlaşma kayıtlarıyla yürütülmesi,
- Temsil yetkileri ile iç onay limitlerinin birbiriyle uyumlu olmaması,
- UETS, KEP ve resmî yazışmaların tek kişinin erişimine bağlı olması,
- Vadesi geçmiş alacakların uzun süre ihtar veya takip konusu yapılmaması,
- İşten çıkarma belgelerinin olaydan bağımsız standart metinlerle hazırlanması,
- Personel ve müşteri verilerinin hangi hukuki sebeple saklandığının bilinmemesi,
- Marka, yazılım, alan adı veya sosyal medya hesaplarının çalışan ya da ajans adına kayıtlı olması,
- Dava, icra ve sözleşme sürelerini gösteren merkezi bir kayıt bulunmaması,
- Aynı uyuşmazlığın farklı müşteriler veya çalışanlarla tekrar etmesi.
Bu belirtiler tek başına bir hukuka aykırılık ispatlamaz. Ancak şirketin benzer olaylarda aynı hatayı tekrar etme ve uyuşmazlık çıktığında yeterli delil sunamama ihtimalini artırır.
Şirket Hukuk Danışmanı Seçiminde Değerlendirme Ölçütleri
Danışman seçiminde yalnızca aylık ücret üzerinden karar verilmesi sağlıklı değildir. Şirketin faaliyet alanına ilişkin deneyim, sözleşme ve dava pratiğinin birlikte bulunması, yanıt süreleri, raporlama düzeni, menfaat çatışması kontrolü, uzmanlık gerektiren alanlarda çalışma ağı ve bilgi güvenliği yaklaşımı değerlendirilmelidir.
Avukatın her hukuk alanını tek başına yürüteceği varsayılmamalıdır. Rekabet, vergi, ceza, fikrî mülkiyet, kişisel veriler veya birleşme ve devralma gibi konularda gerektiğinde uzman desteği sağlayabilmesi daha gerçekçi bir ölçüttür. Şirket bakımından önemli olan, dosyanın farklı uzmanlar arasında sahipsiz kalmamasıdır.
İlk görüşmede şirketin işlem hacmi, çalışan sayısı, faaliyet gösterdiği ülkeler, kullanılan sözleşme türleri, devam eden uyuşmazlıklar ve beklenen yanıt süreleri açıkça paylaşılmalıdır. Eksik bilgi üzerinden belirlenen danışmanlık kapsamı, kısa sürede tarafların beklentileriyle uyuşmaz.
Sonuç
Şirketler için hukuk danışmanlığı, dava çıktığında başvurulan yardımcı bir hizmetten ibaret değildir. Şirketin karar, yetki, sözleşme, çalışan, alacak, veri ve uyum süreçlerinin hukuki açıdan izlenmesini sağlayan sürekli bir risk yönetimidir.
Etkili danışmanlık için avukatın ticari işleme imzadan önce dâhil edilmesi, şirket içinde yetkili irtibat kişileri belirlenmesi, belge ve tebligat akışının merkezileştirilmesi ve risklerin düzenli raporlanması gerekir. Hukuk danışmanının sürecin dışında bırakıldığı, belgelerin son anda gönderildiği veya önemli kararların kayıt altına alınmadığı bir yapıda aylık danışmanlık sözleşmesi tek başına koruma sağlamaz.
Şirketin büyüklüğü ve sektörü ne olursa olsun, hukuki ihtiyacın doğru kapsamda tanımlanması gerekir. Bazı şirketler için sürekli dış danışmanlık, bazıları için şirket içi hukuk birimi, bazıları içinse karma veya proje bazlı model daha uygundur. Belirleyici olan, hizmetin şirketin gerçek işlem ve risk yapısına göre kurulmasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hangi şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurması zorunludur?
Avukatlık Kanunu m. 35/3 kapsamındaki sermaye eşiğine ulaşan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli avukat bulundurmak zorundadır. Limited şirketler bakımından yalnızca sermaye tutarı veya çalışan sayısına bağlı genel bir sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu düzenlenmemiştir. Şirketin özel mevzuata tabi faaliyeti, ruhsat şartları veya sözleşmesel yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Anonim şirketlerde zorunlu avukatlık için sermaye sınırı nedir?
Avukatlık Kanunu m. 35/3, TTK m. 332’deki asgari esas sermaye tutarının beş katını ölçü alır. TTK m. 332’deki 250.000 TL tutar esas alındığında, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla 1.250.000 TL veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler yükümlülük kapsamındadır. Kanuni sermaye tutarı değiştirildiğinde eşik de buna göre yeniden hesaplanır.
Aylık hukuk danışmanlığı ücreti dava ve icra takiplerini kapsar mı?
Hizmetin kapsamı avukatlık sözleşmesine göre belirlenir. Dava, icra takibi, duruşma, şehir dışı işlem, kapsamlı hukuki inceleme ve özel projeler aylık hizmete dâhil edilebileceği gibi ayrıca ücretlendirilebilir. Kapsam ve ücretin Avukatlık Kanunu ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uygun biçimde yazılı belirlenmesi gerekir.
Şirket avukatı ortaklara ve yöneticilere de danışmanlık verir mi?
Danışmanlık sözleşmesinin tarafı şirket olduğunda müvekkil kural olarak şirket tüzel kişiliğidir. Ortak veya yöneticiyle şirket arasında menfaat çatışması doğarsa, aynı avukatın kişisel danışmanlık vermesi meslek kuralları bakımından mümkün olmayabilir. Her dosya için müvekkilin kim olduğu ve menfaat çatışması bulunup bulunmadığı ayrı incelenmelidir.
Hukuk danışmanına hangi aşamada başvurulmalıdır?
Sözleşme imzalanmadan, çalışan hakkında fesih kararı uygulanmadan, önemli bir ihtar gönderilmeden, yatırım veya pay devri tamamlanmadan ve kişisel veri içeren yeni bir sistem devreye alınmadan önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır. İşlem tamamlandıktan sonra yapılan inceleme çoğu zaman yalnızca mevcut riskin sonuçlarını yönetebilir.
Şirket hukuk danışmanlığına başlarken hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Güncel ticaret sicili ve temsil belgeleri, esas sözleşme, önemli şirket kararları, aktif sözleşmeler, çalışan belgeleri, vadesi geçmiş alacaklar, devam eden dava ve takipler, resmî tebligatlar, KVKK dokümanları, marka ve lisans kayıtları başlangıç incelemesinin temelini oluşturur. Belge listesi şirketin sektörüne ve işlem hacmine göre genişletilir.
Şirketler hukuku, ticari sözleşmeler, işveren süreçleri, ticari alacakların tahsili, kişisel verilerin korunması ve şirket uyuşmazlıkları somut faaliyetin özelliklerine göre farklı hukuki sonuçlar doğurur. Şirketinizin mevcut risklerinin değerlendirilmesi, sözleşme ve karar süreçlerinin yapılandırılması veya sürekli hukuk danışmanlığı hakkında ayrıntılı bilgi almak için iletişim sayfamız üzerinden tarafımıza ulaşabilirsiniz.

